Belli bir yaşı aşmışsan büyükler yoktur artık yaşamında.. Mezarlıklar vardır.. Okunacak dualar.. Servilerin altında insan kendisini görür gibi olur zaman zaman..
Oğlum dört yaşındaydı.. Babamın mezarına gittik.. (Her gittiğimizde bir espri patlatır, güldürür bizi.)
Baba, anne dedi.. Siz yaşlısınız ya benden önce öleceksiniz..
Eee dedim..
Hepiniz aynı mezarlıkta yatın, bir kerede çıksın.. Bayramımı heba etmeyin..
*
Bayram tatil mi?
Eh biraz öyle oldu.. Büyük kentte yaşayanlar için.. Sabah yedide evden çıkıp, akşam sekizde dönenler için.. Gününün iki - iki buçuk saatini trafikte geçirenler için bulunmaz fırsat.. Başbakan kızacak ama..
Hayır.. Bayram tatil değildir diyecek ama hayatın gerçeği de bu..
Sahi, bayram tatil demek değilse Başbakan bayram iznini niye dokuz güne çıkardı?
Yoksa turizm lobisine mi yenik düştü!
1 Mayıs’ı işçiye çok gören Başbakan bol keseden bir buçuk gün tatil yarattı..
*
Söz dönüp dolaşıp Başbakan’a gelmişken şu Şeker Bayramı, Ramazan Bayramı meselesine de değinelim..
Siz ne diyorsunuz?
Şeker mi, Ramazan mı?
Başbakan ‘Şeker’ yeni adet diyor ama hiç de öyle değil.. Kendimi bildim bileli Ramazan Bayramı’ndan çok Şeker Bayramı tabiri kullanılır..
Büyüklerin eli öpüldüğünde mendil verirler, şeker verirler, ondandır herhalde..
Konuya el atan, Ahmet Hakan da Nuray Mert de aynı fikirde.. Çocukluğumuzda, gençliğimizde böyle bir ayrım yoktu..
Bizim ev, bildim bileli oruç tutulan evdir ‘Şeker’, ‘Ramazan’ ayrımı hiç aklımıza gelmedi..
Üzüldüm.. Başbakan bu konuda da ayrımcılık yaptı.. Oruç tutanlar için Ramazan Bayramı, tutmayanlar için Şeker Bayramı demeye getirdi..
Tatile gidenlerle..
El öpmeye gidenler..
Ayıp etti!
*
Arife günü babaannemi hatırladım.. Tam bir Osmanlı kadınıydı.. (Nur içinde yatsın.) Beş vakit namazını kılar, orucunu tutar ama bayram ikramında likörü hiç eksik etmezdi.. Büfesinde nane likörü, muz likörü hep olurdu.. Bayram ziyaretine gelenlere mutlaka kahve, çikolata, likör ikram edilirdi..
90 küsur yaşında vefat etti bu adetini hiç bozmadı.. Çocuklara da mendil, harçlık ve şeker..
Bu Osmanlı’dan kalan gelenek miydi!
Şeker adı buradan mı geliyor!
*
Bayram günü öğle namazından sonra bir iki kadeh atılırdı.. Lakerda, çiroz, cacıkla..
Bizim bayramlarımızda..
Ayrım yoktu, ayrımcılık yoktu..
Su muhallebisi gibi ‘sudan Müslüman’ kavramı da yoktu.. Her dinden komşularımız vardı (İstanbul, Aksaray, Horhor’da otururduk) hep beraber bayramı kutlardık.. Onlarla iç içe..
Yüce Rabbim isteseydi tek din yaratırdı.. Tek tip insan!
Ben Ramazan Bayramı demeyi tercih ediyorum.. Oğlum Şeker Bayramı diyor..
Ne fark eder!.
Bayramınız kutlu olsun..
Sağlıklı, huzurlu olsun..
*****
İzin
Vatan’a geleli 2.5 yıla yaklaştı.. Baktım, 745 yazı yazmışım.. Bu 746’ıncı.. Bir hafta izin verir misiniz.. Genel yayın yönetmenim verdi, siz de verin.. Haftaya bugün buluşabilmek dileğiyle..