Gazete Hayat
20 Kasım 2008 Perşembe
Bugün 66982 haber okundu.
   Ana Sayfa       Gündem       Ekonomi       Siyaset       Dünya       Yaşam       Kültür-Sanat       Magazin       Spor       Sağlık       Teknoloji   
 
 
Üç düşmanımız: Taassup, ideoloji ve sloganlar...
“Bir uçuruma doğru koşuyoruz kaygısız, düşüncesiz.”
İsmail Küçükkaya - Akşam
Bu bir Cemil Meriç kimdir yazısı” değildir. “Cemil Meriç ne büyük düşünürdü” diyen bir yazı da değildir. Cemil Meriç’in hayatı, kişiliği ve düşünceleri üzerinden bugün Türk düşünce hayatında eksikliğini hissettiğimiz boşluğu arama yazısıdır.

Meriç’in çok güzel kitapları, hakkında yazılmış binlerce yazı, bir hafta boyunca gazetemizde yayımlanmış doyurucu bir dizi var.

Ben, kendi hesabıma bugüne dair bir sonuç çıkarmaya çalışıyorum ve “acaba Cemil Meriç’i gerçekten anlıyor muyuz?” sorusunun yanıtını arıyorum.

Son yıllarda O’nun düşüncelerinin içinden bazı parçaların alınarak çeşitli siyasi eğilimlere malzeme yapıldığını görüyoruz, haksızlık.

Gelin bugün Cemil Meriç’e bakarak, düşünce dünyamızın maluliyetlerini görelim.

“O, herhangi bir cemaatten, mahalleden veya kiliseden değildi. Bu durakların hepsine uğradı, onları anlamaya çalıştı, hepsini tanıdı ama hiçbirine ait olmadı. Düşüncelerini kendisi olarak seslendirdi, sırtını hiç kimseye dayamadı.”

Bu tavır yüzünden ağır, çok ağır bedeller ödedi. Biz bedel ödemeden onun ulaştığı noktaya varabiliriz.

Ülkemizde akademisyenler, sosyal bilimciler, uzmanlar ve gazeteciler düşüncelerine aidiyetlerinin gölgesini düşürüyorlar. Bulundukları yapının sınırları kadar konuşuyorlar. Meriç’in gösterdiği engin ve sınırsız özgürlük alanına adım atamıyorlar.

Meriç bizi üç konuda uyarmıştı: “Taassup, ideoloji ve sloganlar...”

Demokrasimizi sadece reformlarla, kâğıt üzerinde kalan yasalarla değil, zihniyetimizdeki dönüşümle geliştirebiliriz. Bunun tek koşulu Meriç’in işaret ettiği özgün ve sahih düşünceden geçiyor. Çıkarlar, ideolojiler ve doktrinler ötesi özgür bir arayışın ürünü olan düşünceden.

Aradığımız nedir? “Kendi fikrine bile mesafe koyan, topluma uzaktan bakan (ama tepeden değil) ve toplumu derinlemesine görebilen aydınlar.”

--------------------------------------------------------------------------------

“En büyük ihtiyacımız diyalog”

Akıl, kendi başına akıl değildir. Aklın ve düşüncenin var olabilmesi için başka akıllara ihtiyacı vardır. Düşünsel süreç, salt kendimizden menkul işlemez. Düşünebilmek, başka düşüncelerle temas etmeyi ve onları anlayabilmeyi gerektirir. Farklı düşüncelere açıklık fikirsel üretimi mümkün kılar. Aslolan düşünsel serüvenimizi hayat boyu devam ettirmektir.

“Cemil Meriç tanımlanamayan bir aydındır, militan bir aydın değildir. En önemli özelliği budur.

Sentezci, kucaklayıcı, birleştiricidir. Düşünce alanında hemen hemen her renkte gezinmiş bir insandır. Hayatı boyunca sürekli bir arayış içerisindedir. Bulmayı hedeflememiştir, onun amacı sadece aramaktır. Düşünsel zindeliğini aramaya borçludur. Bu, bilgelik yolculuğudur. Buradaki bilge, bilen değil arayandır.

Mühim özelliklerinden biri de şüpheciliğidir. Her şeyi tenkit edebilir olmasıdır. Meriç putları yıkan adamdır. İyinin ve kötünün ötesinde düşünmeye davet eder insanları. Hep soru sorar. Bu bağlamda Sokratiktir, gebe bırakıcı soruları vardır daima.”

“Sağ iyidir, sol iyidir şeklindeki tasnifleri bir kenara bırakalım” diyen Meriç’i bir ideolojiye hapsetmek ona yapılacak en büyük haksızlıktır.” Çünkü o, “düşüncenin gökkuşağını bütün renkleriyle sevmeyi öğrendim” diyen biridir.

Maalesef, şu anki Türk düşünce dünyası Cemil Meriç’in ulaştığı noktanın çok altındadır. Günümüz aydınları angaje oldukları ideolojilerin, aidiyet duydukları cemaatin veya çeşitli kurumların birer savunucusu gibiler. “Her ideolojiye peşin hükümsüz-önyargısız yaklaşmayı öğrendim” diyen bir Cemil Meriç bu tabloyu hazin bulurdu.

--------------------------------------------------------------------------------

“Yığınlar Avrupalılaşırken aydınlar Türkleşmeli”

Bu, Cemil Meriç’in en sevdiğim cümlesi. İçinde, “nasıl bir muhafazakârlık, nasıl bir değişimcilik” sorularının yanıtını barındırıyor.

“Cemil Meriç’in Psikolojisi” kitabının yazarı Dr. Murat Beyazyüz”e, “Yığınlar Avrupalılaşırken aydınlar Türkleşmeli”nin ne anlama geldiğini sordum. Şöyle açıkladı:

“Kitlelerin psikolojisi bireylerinkine göre daha ilkel işler. Batılılaşma kaçınılmaz bir süreçtir, ama aydınlar Türkleşirlerse, yani yeniden Türklerin kültürel özelliklerini keşfederlerse ve sabit kalması gerekenleri sabit tutmayı başarabilirlerse o zaman toplumu gerekli noktalarda frenleyebilirler. Böylece tehlikeli, taklitten öteye girmeyen özdeşimi engelleyebilirler. Önce mevcudu muhafaza edelim. Ama yığınların, özdeşim kurmaya başladığında mevcudu muhafaza etmek gibi dertleri olmaz. Tamamen kayarlar. İşte aydın burada bir fren görevi görecektir. Bizde bir düşünce geleneği olmaması nereden baksanız 2000 yıllık bir süreçtir. Ama Batı’daki her türlü kepazeliği yüceltmek ve bizdeki en ufak bir kusuru göklere çıkartmak 200 yıllık bir gelenektir. Farklı düşünce hoş görülmez bizim toplumumuzda. Onun için bizim düşünce geleneğimiz yoktur zaten. Batı’yı yüceltirken kendimizi değersizleştiriyoruz, çünkü ondan vazgeçtik. Vazgeçmek her zaman vicdan azabı demektir. Vicdan azabıyla, onu değersizleştirerek baş edebiliriz.”

Tespitler böyle. Ulaştığım sonuç ise şöyle: “Biz öyle çaresiziz ki; düşünmekten başka çaremiz yoktur.”

 
 Yorumlar Toplam 0 yorum var.  

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın diğer yazıları
 
 Popüler Haberler
 Yorumlananlar
 Köşe Yazıları
Fehmi Koru Biri bunu Ağar'a hatırlatmalı: Duvar yıkıldı
Fehmi Koru - Yeni Şafak
Mehmet Altan Bingöl’den Aktütün’e
Mehmet Altan - Star
İsmail Küçükkaya Ekonomiden büyük sorunumuz var mı?
İsmail Küçükkaya - Akşam
Fikret Bila ‘Mustafa’nın tartışılacak yönleri
Fikret Bila - Milliyet
Erdal Şafak Tartışmaktan korkmayalım
Erdal Şafak - Sabah
 Gazete Hayat
Giriş sayfası yap  Giriş sayfası yap
Sık kullanılanlara ekle  Sık kullanılanlara ekle
Sitene haber ekle  Sitene haber ekle
Faydalı linkler  Faydalı linkler
 Hava Durumu
Hava Durumu ANKARA
12 / 5
Şehir seçiniz :
 Piyasalar
Alış Satış  
USD 1,6649 1,6729
EURO 2,1024 2,1125
GBP 2,4999 2,5130
 Arşiv
Kasım 2008
Pa Pt Sa Ça Pe Cu Ct

 

 

 

 

 

 

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

 Anket
Sizce en başarılı anchorman hangisi?
Uğur Dündar
Fatih Altaylı
Mehmet Barlas
Ali Kırca
Mehmet Ali Birand
   
RSS

Add to Google
Copyright © 2007
Gazetehayat.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber izinsiz ve kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Gazate Hayat sorumlu tutulamaz.
Görüş ve önerileriniz için bilgi@gazetehayat.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.
İHAAA
Gazete Hayat, AA ve İHA abonesidir.