Türk yargısı nerede?
Baykal, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Arkadaşlarımdan detaylı bilgi aldım. Türkiye adına çok üzüldüm. Vatandaşlarımız dolandırılmış. Hem de din-iman denilerek. Alman makamları çok ciddi biçimde olayı soruşturmuşlar ve şu anda mahkeme sürüyor.
Ama sormak istiyorum: Türk yargısı nerede? Paraları hortumlananlar Türk vatandaşları; onları din-iman adına dolandıranlar Türk. Toplanan paraları alanlar Türk.
Bu paralarla gemi satın alıp şirket kuran, televizyon yöneticilerine para getirenler Türk. Peki Türk yargısı nerede? Türk hükümeti nerede? Türkiye'yi bu kadar yakından ilgilendiren bir olayda, Başbakan iddiaları araştıracağı yerde, konuyu kapatmaya çalışıyor."
'Haram para'
Baykal, Almanya'da toplanan paraların Kanal 7 yöneticilerine verildiğinin anlaşıldığını, Deniz Feneri muhasebecisinin bunu itiraf ettiğini de kaydetti ve şöyle konuştu:
"Nerede bu paralar? Bir kısmı Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı'na verilmiş. Bu ortaya çıktı. Bazı şirketler kurulmuş. Bu şirketlerle Deniz Feneri e.V. arasında ilişki var. Yöneticiler, hissedarlar aynı. Destekledikleri televizyon kanalı AKP destekçisi.
Bir farkları yok. Bu paraların bir kısmını kişisel zenginleşme için, bir kısmını da AKP siyasetini finanse etmek için kullanmıştır. AKP bu haram parayla siyaset yapıyor. AKP'nin altında haram para var. Bu kadar açık."
Akman'a ağır suçlama
Baykal, RTÜK Başkanı Zahid Akman'la ilgili iddiaların da çok ağır olduğunu vurguladı ve şunları söyledi:
"Almanya'da bir kooperatif kurulmuş. Yöneticileri arasında bugün RTÜK Başkanı olan Zahid Akman da var. Kooperatifin kurulduğu tarihte Alman hükümeti kooperatif üyelerine devlet desteği yapıyor. Üye başına 4 bin euro civarında bir para. Kooperatif bu paraları Alman devletinden alıyor. Ama ortada bir kooperatif faaliyeti yok. Ayrıca üyelerden de aidat toplanıyor. Tabii kooperatif faaliyeti olmayınca Alman yargısı harekete geçiyor.
Toplanan para 6 milyon euro civarında. Bu para ortada yok? Buharlaşmış, bu paranın da üzerine oturmuşlar."
Kılıç'ın verdiği bilgi
Deniz Feneri davasını Almanya'da izleyen CHP MYK üyesi Ali Kılıç da söz konusu kooperatifle ilgili olarak şu bilgiyi verdi:
"Elimizde Alman mali makamlarının yazısı var. Kooperatifin adı OFWG e.G., Başkanı Abdullah Özer, Zahid Akman da yönetim kurulu üyesi. Alman devleti kooperatif üyelerine çocuk sayısına göre 4 ile 6 bin euro yardım yapıyor. Kooperatif yönetimi üyelerine bir form doldurtturuyor ve bu paraları direkt kooperatife alıyor.
Ayrıca aidat da topluyor. Bir süre sonra Alman hükümeti bu paraların akıbetini ve kooperatif faaliyetlerini soruyor. Bakıyorlar ki bir faaliyet yok, ayrıca kasa da boş. Şimdi dava sürüyor. Zahid Akman hakkında da cezai takibat var. Akman bu nedenle Almanya'ya gelemez.
Avukatın açıklaması
RTÜK Başkanı Akman’ın avukatı Ali Yıldız, dün akşam yaptığı açıklamada, Akman’ın kooperatife 2004 yılında fahri üye olarak seçildiğini belirtti. Yıldız, “Müvekkilim, kooperatifin hiçbir toplantısına katılmamış ve bir yılın sonunda da ayrılmıştır. Fahri üyesi olması hasebiyle, hiçbir kararında ve işleminde de imzası bulunmamaktadır. Bu kooperatifle müvekkilimin ilişkisi sadece ve sadece fahri üyelik ilişkisinden ibarettir” dedi.