17 Mayıs 2008 Cumartesi
Bugün 4987 haber okundu.
   Ana Sayfa       Gündem       Ekonomi       Siyaset       Dünya       Yaşam       Kültür-Sanat       Magazin       Spor       Sağlık       Teknoloji   
 
 
Turnusol sosyolojisi
Şimdi böyle bir genç sanatçı, kendisini ülkesini terk edecek psikolojide hissediyorsa, bu duyguyu herkes çok ciddiye almalıdır.
Ertuğrul Özkök - Hürriyet
Turnusol sosyolojisi

TİPİK bir "turnusol olayı" ile daha karşı karşıyayız. Önümüzde çok önemli bir Fazıl Say olayı var.

Hep birlikte şunu göreceğiz:

"Ülkemi terk edebilirim" diyen Fazıl Say’ı anlamaya mı çalışacağız...

Yoksa "Türkiye demokratikleşirken, Fazıl Say neden maraza çıkarıyor" deyip onu yerden yere mi vuracağız?

Ben kendi tavrımı şimdiden açıklıyorum.

Fazıl Say’ı anlamaya çalışacağım.

* * *

Önce şu sorudan başlayım:

Fazıl Say’ın AKP hükümeti ile ilgili eleştirilerine katılıyor muyum?

Bir ölçüde evet.

Çünkü, yapılan tayinlerde "türban kardeşliği" şartının arandığı izlenimi yaratacak tercihler birçok insan gibi beni de düşündürüyor.

Seçimden sonra bazı kişi ve yazarların "rövanşist" ve şımarık tavırları beni çok rahatsız etti.

Bir zamanlar bizim de eleştirdiğimiz "akreditasyon" uygulamalarının, şimdi yeni mağdurlar yaratması hiç hoşuma gitmiyor.

Eski akreditasyon mağdurlarının şimdi yeni prensler olarak afra tafra atması bana sakil geliyor.

Dün yazımda sözünü ettiğim bir "sokuşturma çetesinin" her geçen gün dini semboller üzerinde provokasyon dansları yapmaya başlamasını çok tehlikeli ve yanlış buluyorum.

Ama bütün bunlar var diye Türkiye’yi terk etmek gerekir mi sorusuna da "Evet" cevabı veremiyorum.

Hayır, Türkiye kesinlikle böyle bir noktada değil.

Olacağını da sanmıyorum.

Dahası ne Cumhurbaşkanı’nın, ne de Başbakan’ın böyle bir Türkiye istediğine de inanmıyorum.

* * *

Buna karşılık inandığım bir başka şey var.

Gül ve Erdoğan, kendilerine oy vermeyen insanların duygularını dikkate almazlar, demokrasiyi yüzde 46.5’in istibdadı olarak yorumlarlarsa, ileride bu eleştirilere cevap veremezler.

İşte bu noktada Fazıl Say’ın korkusu ve eleştirisi, çok ama çok önemli hale geliyor.

Bundan yıllar önce Paris’te FNAC Mağazası’nda Fazıl Say’ın yeni CD’sini mağazanın en kıymetli bölümünde yığın halinde görünce çok sevinmiştim.

Fazıl Say gerçekten uluslararası çapta bir klasik müzik yorumcusudur.

Geçtiğimiz yıllarda ona bazı eleştirilerim vardı.

Bence klasik müziği ihmal ediyordu.

Yunus Emre’ye, Názım Hikmet’e olan ilgisi nedeniyle, klasik müziğe yeterince zaman ayırmıyor duygusuna kapılmıştım.

Bunu ne ona söyledim, ne de yazdım.

Bugün yazıyorum, çünkü Fazıl Say’ın en önemli kişisel özelliklerinden biri bu noktada ortaya çıkıyor.

O, ülkesine ve kültürüne çok bağlı bir sanatçı.

Şimdi böyle bir genç sanatçı, kendisini ülkesini terk edecek psikolojide hissediyorsa, bu duyguyu herkes çok ciddiye almalıdır.

Bir süredir işte bunu anlatmaya çalışıyorum.

Türk halkının bir bölümü, kendini "yenilmişlik", "azınlıkta kalmışlık" duygusu içinde bulmaktadır.

Bu duygu özellikle kadınlarda daha da belirgindir.

Biz mutlu ve kardeşçe yaşayan bir ülke yaratmak istiyorsak, kendini ve hayat tarzını tehlikede gören bu insanlara güven verici bir iklimi yaratmalıyız.

* * *

O nedenle diyorum ki, bugün Fazıl Say’ı anlamaya, onunla empati kurmaya çalışmalıyız.

Bu görev önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ındır.

Bir de gerçek aydınların.

Bu ülkenin kendine liberal diyebilen aydınları, Fazıl Say ülkesinin askerine küfretmedi, "Türban serbest bırakılmalı", "Türkler 30 bin Kürt’ü kesti", "Türkler soykırım yaptı" demedi diye, onun bu endişelerini, korkularını, duygularını görmezlikten gelmemelidirler.

Hepimiz böyle bir turnusol sınavından geçiyoruz.

Çünkü korkular artık, hepimizin en kuvvetli ideolojisi olan "hayat tarzına" dayanmıştır.

 
 Yorumlar Toplam 0 yorum var.  

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın diğer yazıları
 
 Popüler Haberler
 Yorumlananlar
 Köşe Yazıları
İlk imzayı ben atıyorum
Ertuğrul Özkök - Hürriyet
Hazine ve demokrasi
Mehmet Altan - Star
Darbe aynası
Umur Talu - Milliyet
Sadece partiler değil devlet ve yargı da şu anda yargılanıyor...
Mehmet Barlas - Posta
Yakında kapanmamış parti kalmayacak galiba
Ekrem Dumanlı - Zaman
 Gazete Hayat
 Giriş sayfası yap
 Sık kullanılanlara ekle
 Sitene haber ekle
 Faydalı linkler
 Hava Durumu
Ankara 16 / 24
Şehir seçiniz :
 Piyasalar
Alış Satış  
USD 1,2448 1,2508
EURO 1,9304 1,9397
GBP 2,4205 2,4332
 Arşiv
Mayıs 2008
Pa Pt Sa Ça Pe Cu Ct

 

 

 

 

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

 Anket
AK Parti kapatılmalı mı?
Evet
Hayır
Fikrim yok
   


Add to Google
güzel sözler
Copyright © 2007
Gazetehayat.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber izinsiz ve kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Gazate Hayat sorumlu tutulamaz.
Görüş ve önerileriniz için bilgi@gazetehayat.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.Haber Siteleri

Gazete Hayat, AA ve İHA abonesidir.