17 Mayıs 2008 Cumartesi
Bugün 5012 haber okundu.
   Ana Sayfa       Gündem       Ekonomi       Siyaset       Dünya       Yaşam       Kültür-Sanat       Magazin       Spor       Sağlık       Teknoloji   
 
 
Meğer o cümle ciddiymiş
Böyle öfkeli bir üslup, bu hal, bu eda beni artık gerçekten korkutuyor.
Ertuğrul Özkök - Hürriyet

GEÇEN pazar gününden beri birçok gazeteci arkadaşım aradı.Hemen hepsi endişeyle aynı soruyu soruyordu:

"Okudun mu?"

Hemen hepsi, o meşum son cümleye dikkatimi çekiyordu.

Hükümete çok yakın bir köşe yazarı, Hürriyet’i ve Doğan Grubu’nu açık açık tehdit ediyordu.

"Türban konusundaki muhalefetiniz yüzünden basın dışı çıkarlarınız zedelenir."

Bu cümleyi onun kaleminden ilk defa okumuyorduk.

O nedenle fazla ciddiye de almamıştım.

Ancak dün Başbakan Tayyip Erdoğan’ı AKP Grup toplantısında dinlerken şunu anladım.

O tehdidi ciddiye almalıymışız.

Nitekim Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de o tehdidi ciddiye almış olmalı ki, Başbakan’ın sözlerini eleştiren bir bildiri yayınladı.

* * *

Başbakan’ın konuşmasını dikkatle izledim.

Ben kontrolden çıkmış öfkelerden korkarım.

En büyük hatalar o ruh halinde yapılır.

Tabii en büyük mantık hataları da...

Basında türban kararını eleştirenlerin, "Menfaatleri tehlikede olduğu için" yazıldığını söylüyor.

Sizce bunda bir mantık hatası yok mu?

Gazeteler sadece menfaatlerini düşünüyor olsa, hep iktidarların yanında yer alırlardı.

Bazen şahsi menfaatler, ülke menfaatleri ile çelişir hale gelir.

Böyle durumlarda, gerçek gazetelerin tercih hakkı yoktur. Ülke menfaatine gördüğü tutumu benimser.

Eğer cemaat gazetesi değilseniz, parti veya biat medyası değilseniz, ideolojik takıntınız yoksa böyle yaparsınız.

Bu tercihi yapıp, hükümetle ters düşmeyi göze almanın elbette riski vardır.

Hele hele karşınızda demokrasiyi, kontrolsüz çoğunluk olarak gören bir iktidar varsa korkmanız normaldir.

Başbakan ilk döneminde birkaç defa yine buna benzer çıkışlar yapmış, aba altından sopa göstermişti.

"Hortumlarını keseceğiz, hortumcuları açıklayacağız" gibi sözler söylemişti.

Aradan neredeyse dört yıl geçti, hálá kamuoyuna onların kim olduğunu söylemedi.

Oysa bütün bilgiler elinde. 2002 yılından bu yana hangi medya grubu ne kadar büyümüş, hangi ihale kime verilmiş?

Bir başbakana yakışan, bildiği ne varsa gereğini yapmasıdır.

Ama hukuki yoldan.

Öyle kendisini eleştirenlere hançeresini patlatırcasına korku veren bir şiddet belagatı ile değil.

Demokrat bir ülkenin başbakanına yakışacak, sakin ve güven veren bir üslupla.

* * *

Günlerdir tartıştığımız konu çok ciddidir. Ülkenin rejimini ilgilendirecek kadar ciddidir.

Tartışmanın sancılı olması, sert geçmesi da normaldir.

Hele hele bu konuyu bir Meclis oldu bittisine getirme politikası güdüyorsanız, bunlara da katlanacaksınız.

Bakın biz Hürriyet’te günlerdir, ne ordudan söz ettik.

Ne Anayasa Mahkemesi’nden ne de AKP’nin kapatılmasından. Sivil siyaset dışında hiçbir adrese mektup yazmadık.

Kurumları etkilemeye kalkışmadık.

Tartışanlar kimlerdir?

Ülkenin sivil siyasetçileri, aydınlar ve medyası.

Herkes istediğini söylüyor.

Öyleyse bu şiddet niye...

Sonunda kimse kimseyi korkutup sindiremeyeceğine ve böyle bir şeyi de asla düşünmemesi gerektiğine göre.

* * *

Başbakan "çoğunluk zorbalığı" ifademe çok kızmış. Bunu "edep dışı" bulmuş.

Bu 21. yüzyıl demokrasisinde siyasi bir kavramdır. Nitekim Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Ali Ulusoy da yazısında "sosyolojik zorbalıktan" söz ediyor.

Başbakan, demokrasiyi sadece çoğunluktan ibaret bir "İstediğimi yaparım" rejimi olarak görüyor.

Bense, çoğunluğun da yargı denetimine tabi olduğu bir rejimden söz ediyorum.

Yoksa Türkiye için "hukuk devleti" deyimini kullanabilir miyiz?

İşte o yüzden, demokrasiye bu şekilde bakanlar, "çoğunluk zorbalığına" yol açar diyorum.

Çoğunluk her istediğini yapabilecekse, parlamentoda muhalefete, basında eleştiriye ne gerek var?

Dünkü o şiddetli belagatı gördükten sonra son sözüm şu olacak:

Böyle öfkeli bir üslup, bu hal, bu eda beni artık gerçekten korkutuyor.

Yani demokrasinin çoğunluk zorbalığına dönüşebileceğine bugün dünden daha çok inanıyorum.

 
 Yorumlar Toplam 0 yorum var.  

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın diğer yazıları
 
 Popüler Haberler
 Yorumlananlar
 Köşe Yazıları
İlk imzayı ben atıyorum
Ertuğrul Özkök - Hürriyet
Hazine ve demokrasi
Mehmet Altan - Star
Darbe aynası
Umur Talu - Milliyet
Sadece partiler değil devlet ve yargı da şu anda yargılanıyor...
Mehmet Barlas - Posta
Yakında kapanmamış parti kalmayacak galiba
Ekrem Dumanlı - Zaman
 Gazete Hayat
 Giriş sayfası yap
 Sık kullanılanlara ekle
 Sitene haber ekle
 Faydalı linkler
 Hava Durumu
Ankara 16 / 24
Şehir seçiniz :
 Piyasalar
Alış Satış  
USD 1,2448 1,2508
EURO 1,9304 1,9397
GBP 2,4205 2,4332
 Arşiv
Mayıs 2008
Pa Pt Sa Ça Pe Cu Ct

 

 

 

 

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

 Anket
AK Parti kapatılmalı mı?
Evet
Hayır
Fikrim yok
   


Add to Google
güzel sözler
Copyright © 2007
Gazetehayat.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber izinsiz ve kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Gazate Hayat sorumlu tutulamaz.
Görüş ve önerileriniz için bilgi@gazetehayat.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.Haber Siteleri

Gazete Hayat, AA ve İHA abonesidir.