Gazete Hayat
23 Mayıs 2012 Çarşamba
Bugün 2214 haber okundu.
   Ana Sayfa       Gündem       Ekonomi       Siyaset       Dünya       Yaşam       Kültür-Sanat       Magazin       Spor       Sağlık       Teknoloji   
Mp3 indir
 
 
Sarı Gelin'i ağlatmayın
Önce görüşümüzü özetleyelim: Biz Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Hem Kafkaslar'daki barış ve istikrar, hem de Türkiye'nin "Komşularla sıfır sorun" politikası adına.
Erdal Şafak - Sabah
Biz 1915 olaylarının siyasal değil tarihi bir konu olduğunu, o nedenle tarihçiler tarafından ele alınmasını, oluşturulacak bilim kurulunun tüm arşivlerdeki belgelerin ışığında varacağı sonucun ilgili taraflarca kabul edilmesini savunuyoruz.

Şimdi konuya geçebiliriz...

Bir grup akademisyen ve meslektaşımızın başlattığı "Özür diliyoruz" kampanyasına imza verenlerin sayısı, bizim bu yazıyı hazırladığımız saatlerde 5625'e ulaştı. Kampanyanın öncülerini ve destekçilerini incitmek aklımızın ucundan bile geçmez. Ancak bu girişimin yarardan çok zarar getirebileceği kaygısı taşıyoruz. Şöyle:

Her ne kadar 1915 olaylarından "Büyük Felaket" diye söz edilse de, bu girişim başta Ermenistan olmak üzere konuyla ilgilenen tüm ülkelerde ve platformlarda, "Soykırım"ın itirafı veya kabulü olarak değerlendirilecek. Zaten kampanya metnindeki "1915'te Osmanlı Ermenileri'nin maruz kaldığı Büyük Felaket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor" ifadesi de bu tür yorumların kapısını açıyor.

Aydınların bu girişimi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Hükümeti'nin 1915 olaylarının ve tehcir sırasındaki trajedilerin objektif ve soğukkanlı bir şekilde aydınlatılabilmesi için iki tarafın, hatta gerekirse üçüncü ülkelerin tarihçilerinin de yer alabilecekleri bir bilim kurulu oluşturulması önerisine ciddi zarar veriyor. Çünkü o komisyonun çalışmaları ve ulaşacağı sonuçlar beklenmeden, aralarında tarihçilerin de bulunduğu kampanya destekçilerince Türkiye mahkum ediliyor.

Bu girişim, "O yıllarda iki taraf da tarifsiz acılar yaşadı" saptamasını, eniştesi Ermeni olan değerli yazar Ayşe Kulin'in ifadesiyle "1915'te tek taraflı suç işlenmediği"ni bile dikkate almıyor.

Ne sadizm, ne de mazoşizm...

Bu girişim Osmanlı'nın tüm arşivlerini açan Türkiye'nin Ermenistan'a ve o dönemle ilgili belgelere sahip diğer ülkelere, kurumlara, kütüphanelere, müzelere de "Haydi siz de aynı cesareti gösterin" önerisini anlamsız kılıyor.

Bu girişim kamuoyunda tetikleyebileceği kamplaşma ve onun yolaçabileceği psikolojik baskılar nedeniyle Türkiye'nin Ermenistan açılımının devamını zora sokuyor.

Üstelik bu girişimin destekçileri, boşa kürek sallıyorlar. Çünkü Ermenistan'ı tutsak almış olan diyaspora, "Türk halkının sivil toplum aracılığıyla özür dilemesi hiçbir anlam taşımaz ve tarih önünde hiçbir geçerliliği olmaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti soykırımı tanıyıp özür dilemeli" diye özetleyebileceğimiz mevzilerinden bir milim bile geri çekilmiyor.

Ondan da önemlisi bu girişim, seçim kampanyasında Ermeni soykırımını tanıma sözü veren ABD Başkanı Barack Obama'ya bu vaadini yerine getirmesi için hiç beklemediği, olağanüstü bir gerekçe sağlıyor. Tabii Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'ye de.

Daha elimi, bu girişimde 2'nci Abdülhamit'e bombalı suikastle başlayan, 1910'lar boyunca Ermeni çetelerinin kıyımlarıyla, 1970-80'lerde de ASALA terörüyle süren Ermeni saldırılarında can vermiş yüzbinlerce şehidimizin adı bile geçmiyor.

Bu girişimle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne "Soykırımcı devlet" yaftasını asmak isteyen, hatta fırsat kollayan çevrelere cesaret veriliyor; siyasal ve diplomatik açıdan vahim sonuçlara, toplumsal açıdan ise derin kırılmalara yol açabilecek gelişmelerin tohumları ekiliyor.

Tarihimizle, uzak-yakın geçmişimizle yüzleşmeye elbette evet. Ama mazoşizme hayır.

Tarihçilerin 1915'i tüm uluslararası platformlarda tartışmalarına evet. Ama yargısız infaza hayır.

Geçen hafta Erivan'da konser veren Kardeş Türküler'in sloganında vurgulandığı gibi, "Halkların kardeşliği"ne evet. Ama yeniden Habil'i Kabil'e veya Kabil'i Habil'e düşman etmeye hayır.

Ve nihayet iki halkın gözbebeği, simgesi, ortak değeri, ortak yaşamlarının kesişme noktası, sevginin, barışın bayrağı, bayraktarı Sarı Gelin'in mezarında ağlatılmasına, bin kere hayır!

 
 Yorumlar Toplam 0 yorum var.  

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın diğer yazıları
 
 Popüler Haberler
 Yorumlananlar
 Köşe Yazıları
Okay Gönensin Pabuçlar dama, terlikler eve
Okay Gönensin - Vatan
Fehmi Koru Devlet olmanın raconu
Fehmi Koru - Yeni Şafak
Şamil Tayyar Silivri’ye Danıştay bombası
Şamil Tayyar - Star
Taha Akyol AKP’ye alternatif
Taha Akyol - Milliyet
Erdal Şafak Sarı Gelin'i ağlatmayın
Erdal Şafak - Sabah
 Gazete Hayat
Giriş sayfası yap  Giriş sayfası yap
Sık kullanılanlara ekle  Sık kullanılanlara ekle
Sitene haber ekle  Sitene haber ekle
Faydalı linkler  Faydalı linkler
 Hava Durumu
Hava Durumu ANKARA
36 / 18
Şehir seçiniz :
 Piyasalar
Alış Satış  
USD 1,5743 1,5819
EURO 2,2439 2,2547
GBP 2,5484 2,5617
 Arşiv
Mayıs 2012
Pa Pt Sa Ça Pe Cu Ct

 

 

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

 Anket
Sizce en başarılı anchorman hangisi?
Uğur Dündar
Fatih Altaylı
Mehmet Barlas
Ali Kırca
Mehmet Ali Birand
   
RSS

Add to Google
Copyright © 2007
Gazetehayat.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber izinsiz ve kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Gazate Hayat sorumlu tutulamaz.
Görüş ve önerileriniz için bilgi@gazetehayat.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.
İHAAA
Gazete Hayat, AA ve İHA abonesidir.
ISO 9001