Günün tüm haberleri Künye İletişim Reklam
Gazete Hayat
Hakkari sele teslim!
Hakkari sele teslim!
Meteoroloji'den kritik uyarı!
Meteoroloji'den kritik uyarı!
Lice’de çatışma!
Lice’de çatışma!
Kılıçdaroğlu isyan etti
Kılıçdaroğlu isyan etti
PKK'ya darbe!
PKK'ya darbe!
SAĞLIK

Talasemi nedir, nasıl anlaşılır?

Akdeniz anemisi olarak da bilinen Talasemi nedir, talasemi belirtileri nelerdir, talasemi nasıl bir hastalıktır?

7.5.2016 - 14:51
Talasemi nedir, nasıl anlaşılır?

Halk arasında ‘Akdeniz anemisi’ olarak anılan ve ülkemizde en sık görülen genetikhastalıklar arasında başı çeken talasemi; bacaklarda yaradan kansızlığa, çabuk yorulmadan deride koyulaşmaya dek bazı sinyallerlekendini gösteriyor. Tehlikeli bir hastalık olarak bilinse de,tıp teknolojisindeki gelişmeler ve doğru zamanda doğru müdahale sayesinde tedavide tam başarı sağlamak mümkün olabiliyor.

İki talasemi taşıyıcısının evlenmesi durumunda çocuklarının yüzde 25 ihtimalle talasemi hastası olarak dünyaya geleceğini belirtenÇocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. CengizCanpolat,son yıllarda genetikteki bilimsel gelişmeler ışığında geliştirilen yöntemle taşıyıcı çiftlerdensağlıklı bebeklerin doğabildiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Cengiz Canpolat, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü kapsamında yaptığı açıklamada önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Ülkemizde en yaygın görülen genetik hastalıklar arasında ilk sırada yer alan talasemi bir kan hastalığı.Öyle ki, Türkiye genelinde her 40-50 kişiden biri, Antalya, Adana ve Güneydoğu Anadolubölgesinde ise her 10 kişiden biri bu hastalığa yol açabilecek genleri taşıyor. Hastalığın ortaya çıkması içinse anne ve babanın her ikisinin de taşıyıcı olması gerekiyor.

İstatistikler, iki taşıyıcının evlenmesi sonucunda her bir çocuğun yüzde 25 hastalıklı doğma, yüzde 50 taşıyıcı olma ve yüzde 25 normal doğma ihtimali olduğunu gösteriyor. Özellikle akraba evliliklerinde hastalıklı çocuk doğma riski yüksek olduğundan bu kişilerin evlilik öncesi gereken tetkikleri yaptırmaları çok büyük önem taşıyor. Halk arasında Akdeniz Anemisi olarak adlandırılan hastalık, çabuk yorulma ve renkte solgunluk gibi belirtileri nedeniyle demir eksikliğini taklit ettiğinden kansızlık ile kolayca karıştırılabiliyor.

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Canpolatbu ciddi hastalığın demir eksikliğinden farklı bazı sinyallerle de kendini gösterebildiğini belirterek “Erken çocukluk döneminde büyüme ve gelişme geriliği, kansızlık, sarılık, safra kesesinde taş, karaciğer ve dalakta büyüme, kemik deformeleri, alında ve yanak kemiklerinde belirginleşme, burun kökünde basıklık, üst çenede öne çıkma, adet başlangıcında gecikme gibi şikayetlerortaya çıkıyor. Bacaklarda yaralar ve deride koyulaşma da talasemiye işaret edebiliyor” diyor. 

Hastalar sürekli yeni kan nakline ihtiyaç duyuyorlar

Talasemi hastaları bir ömür boyu sürekli yeni kan nakline ihtiyaç duyuyorlar. 3-4 haftada bir yeni kan almadan hayatlarını sürdürmeleri imkansız. Ancak bu şekilde erişkinliğe ulaşabiliyorlar. Talasemi hastalığının vücutta yol açtığı hasar nedeniyle ömrü kısalan alyuvarlar kemik iliğinde ve dalakta parçalanarak dalağın büyümesine neden oluyor.

Prof. Dr. Cengiz Canpolat, “Bunun sonucunda tedavi edilmeyen hastalarda iskelet sistemi deformiteleri, patolojik kırıklar, karaciğerde fibroz ve siroz, diyabet hastalığı, tiroid ve paratiroid bezlerinin az çalışması ve seksüel gelişim bozukluğu gibi durumlar ortaya çıkıyor. Kalp kasında demir birikmesi sonucunda kalp yetmezliğinin yanı sıra akciğer tansiyonunda artma da gelişebiliyor” diyor.  

Dalağın alınması gerekebilir

Talasemide dalağın çok çalışıp diğer yararlı hücreleri de parçalaması durumunda cerrahi olarak çıkartılması gündeme gelebiliyor. Kan transfüzyonu ihtiyacı yüzde 50 artmış ve lökosit ve trombositlerde sayıca azalma olmuş ise kaçınılmaz hale geliyor. Bu kriterler karşılanmadan dalağın çıkartılmasının sakıncalığı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Cengiz Canpolat “Böyle bir durumda enfeksiyon, pıhtı atma ve akciğer hipertansiyonu gibi riskler bulunuyor. Dalak alınmadan önce hastaya pnömokok, meningokok ve hemofiliusinfluenza aşılarının yapılması ve yaşam boyu penisilin korumasına alınması gerekiyor” diyor.

Ortalama yaşam süreleri uzadı

Talasemi hastalarının geçmişteki ortalama yaşam süresi 18-20 yıl iken günümüzde 45 yaş civarına ulaşmış durumda. Talasemi taşıyıcılığı kuşaktan kuşağa geçebiliyor, talasemi taşıyıcısı oldukları önceden bilinmeyen ailelerde talasemili çocuk olduğunda ailede talasemi taşıyıcılığı olduğu ortaya çıkıyor. Tedavide en önemli noktanın düzenli büyümeyi ve gelişmeyi sağlamak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Cengiz Canpolat, kemik değişikliklerini, kırıkları ve diğer komplikasyonlarıengellemek amacıyla kan transfüzyonu yapıldığını belirtiyor.

Prof. Dr. Cengiz Canpolat, bu şekilde hastanın hemoglobin düzeyini yüksek tutmanın ilk seçilecek yöntem olduğunu belirtirken, her kan verme ile vücuda yüklenen demir düzeyinin de iyi izlenmesi gerektiğini ifade ediyor. Demir depoları belli bir düzeye eriştiğinde ise, hastaya vücuttan demir boşaltıcı ilaçlar veriliyor.

Kök hücre nakli ile kesin tedavi

Tüm talasemi hastalarına hepatit A ve B aşılarının yapılması gerekiyor. Seyrek kan alan hastalarda da folikasite ihtiyaç duyuluyor. Talasemi hastalarının tedavi süresi boyunca kalsiyum ve vitamin D düzeylerinin izlenmesi, yetersizse destek verilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Cengiz Canpolat, “Safra kesesindetaş oluşma ihtimaline karşı düzenli olarakultrasonografik görüntüleme yapılması, osteoporoz ve endokrin problemlerinizlenmesi gerekiyor” diyor.

Hematopoetik kök hücre nakli hastalığın kesin tedavi edici yöntemi olarak biliniyor. Özellikle çocukluk çağında en fazla başarının sağlandığıbu yöntemde, tam sağ kalım yüzde 90'ın üzerinde oluyor.Talasemi hastalığında gen tedavisi üzerindeki çalışmalar devam ediyor. 

Genetik tanıyla taşıyıcı çiftlerden sağlıklı bebek doğuyor

Talasemi ve bunun gibi bazı tek gen hastalıklarından korunmak için evlilik sırasında veya doğum öncesindeevlenecek çiftlerin tarama testlerini yaptırması gerekiyor. Eğer çiftlerin Akdeniz Anemisihastalığına yol açabilecek taşıyıcı genlere sahip olduğu saptanırsa doğacak çocuklarının dataşıyıcı ya da hasta olma ihtimalleri de hesaplanabiliyor. 

Genetik bilimindeki gelişmeler; tüp bebek yöntemleriyle geliştirilen embriyolarda genetik incelemeler yapılmasına olanak tanıyor. Embriyoda genetik tanı olarak bilinen Preimplantasyon Genetik Tanı adı verilen bu yöntemde;  anne ve babadan alından yumurta ile sperm laboratuvarda döllenerek embriyoların gelişmesi bekleniyor.

Gelişen embriyolardan alınan bir iki hücre örneği özel yöntemlerle inceleniyor. Böylece doğacak bebekteki sayısal ve yapısal kromozom bozuklukları ile tek gen hastalıklar (talasemi, orak hücreli anemisi, kistikfibrozis gibi) saptanabiliyor. Hastalık saptanmayan embriyolar, anneye transfer edilerek, taşıyıcı çiftlerin sağlıklı bebek sahibi olması sağlanıyor. 

Etiketler:
 
Melissa otunun faydaları
 
Böyle giderse Türkiye sonsuza dek Avrupa dışında kalacak
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Melissa otunun faydaları
Elazığ'da 42 yıllık aktar Selçuk Aktaş, oğul otu olarak da bilinen Melissa ...
Zayıflamada mide balonu yönetimi
Özel Gözde İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cem Güçlü, mide ...
Vücudumuzdaki gizli tehlike: Benler
Dermatoloji Uzmanı Sevil Özdöl: "Güneş ışınlarına fazla maruz kalmak yüz ...
 
Saçımız neden dökülür?
Saç dökülmesinin nedenlerinden biri de kendi yaşam döngüsüdür.
Diyet yaptığınız halde kilo veremiyorsanız sebebi bu olabilir?
Kilo verememekten şikayet etmeyin! Hata yapıyor olabilirsiniz!
Boyun ağrısını hafife almayın!
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ülkü Sarpkaya, boyun fıtığının ...
 
Doğurganlık aşısında büyük başarı
Prof. Dr. Timur Gürgan, düzenledikleri kongrede doğurganlık aşısındaki gelişmeleri aktardı
İlaçları doğru kullanma rehberi
Doğru bir tedavi için ilaçları doğru kullanmak gerekiyor
Zayıflamak isteyenlere ilginç öneri: Naneli sakız
Fazla kilolarından kurtulmak isteyenler için Uzman Diyetisyen Serkan Tutar'dan ...
 
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
FACEBOOK'TA GAZETE HAYAT
TWITTER'DA GAZETE HAYAT
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Spor Magazin Dünya Yaşam Medya
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva