Korkulan olmadı. Tüm kışkırtmalara rağmen bölge halkı kapatma kararını sağduyu ile karşıladı
12 Aralık 2009 Cumartesi 16:54
Türkiye günlerdir Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından DTP'ye açılan kapatma davasının sonucunu bekliyordu. Anayasa Mahkemesi'nde
görülen davanın sonucunda parti kapatıldı, Genel Başkan Ahmet Türk ve Milletvekili Aysel Tuğluk da dahil 37 DTP'liye 5 yıl siyaset yasağı geldi. 4 gün süren mesai sonunda oy birliği ile DTP'nin "terörün odağı" olduğuna hükmeden yüksek mahkeme, partinin tüm mal varlığının da hazineye devredilmesine karar verdi.
Bu noktadan sonra gözler Güneydoğu illeri ile metropollere çevrildi. Zira DTP sözcülerinin davanın görüldüğü günlerde yaptığı açıklamalar kamuoyunda endişeye neden olmuştu. DTP yöneticilerine göre parti kapatılırsa halk buna büyük bir tepki gösterecek, Türkiye kaos ve çatışma ortamına sürüklenecekti.
Fakat kararın açıklandığı saatten şu ana geçen zaman dilimi gösterdi ki; DTP'nin kendisini tek temsilcisi olarak gördüğü Güneydoğu halkı ve metropollerde yaşayan Kürtler, kapatma kararını ve bu sancılı süreci sağduyulu ve soğukkanlı bir şekilde karşıladı. Tüm kışkırtıcı açıklamalara ve ajitasyon içeren söylemlere rağmen bazı illerdeki 100-150 kişilik küçük çapta protestonun dışında, Türkiye dün geceyi ve bugünü sakin geçirdi. Hakkari, Şemdinli, Yüksekova ve Van'da toplanan küçük kalabalıklar taşkınlık çıkardı ama olaylar korkulan boyutlara ulaşmadı. DTP lideri Ahmet Türk'ün bugünkü MYK toplantısının ardından yaptığı "Grup olarak parlamentodan çekiliyoruz"
açıklaması bile halkın sağduyusunu kaybetmesine neden olmadı.
Böylece partilerinin kapatılması halinde seçmen kitlesinin topyekün ayaklanacağını düşünen ve bu iddialarını da kamuyounu etki altına almak için bir tehdit unsuru olarak kullanmaya çalışan DTP'li "şahin" yöneticilere en iyi cevabı yine halk vermiş oldu. Dün manşetimize taşıdığımız Taraf gazetesinin haber-analiz yazısına da atıfta bulunmuş olursak; bölge halkının, terör örgütüyle arasına bir türlü mesafe koymayan DTP'nin kapatılmasına tepkisiz kalması, PKK'nın hem Türk hem de Kürt halkına düşman olduğunu kavradığının göstergesi olarak kabul edilebilir.