| |
 |
| Siyaset |
 |
|
| |
 |
|
Türkiye için VARIM
|
 |
|
|
|
 |
| Hüsamettin Cindoruk: Merkez partisi boşluğundan seçmen maalesef AKP’ye kaydı. Demokrat Parti’yi merkez partisi yapmak için yola çıktım. Kongreden sonra daha kapsamlı geniş bir çalışma yaparak halka ne yapmak istediğimizi anlatacağım... |
 |
|
16 Mayıs 2009 Cumartesi 00:36 |
 |
|
 |
|
Cindoruk, hayalindeki DP’yi şöyle özetliyor: Halkın partisi olacak. Gerçek ahali partisi olacak. Serbest bir parti olacak. Demokrat bir parti olacak.
CİNDORUK’TAN, ‘DARBECİLİK’ SUÇLAMASINA TEPKİ:
İftiraya dayanıklıyım
DP Genel Başkan adayı Hüsamettin Cindoruk, “Başım, sürekli darbelerle derde girdi. Darbeler bizi alaşağı etti. Bu iftiralara hiç kimse inanmaz. Ben Türkiye için varım” dedi
Haber: Macit SOYDAN
Siyasi rakiplerinin darbecilikle suçladığı Hüsamettin Cindoruk, DP Genel Başkanlığı’na yeniden aday olmasıyla birlikte “Bu tür polemiklerin asılsız olduğunun cevabını tarih vermektedir” dedi. Cindoruk, demokrasiyi Türk toplumunun dinamikleri etrafında güçlendirecek bir merkez siyasi anlayışın yapılandırılması için göreve hazır olduğunu belirtti, “Darbeci ve Menderes’in avukatı olduğunu söyleyerek yalan beyanlarda bulunuyor” diyenlere de ’Açın tarihi okuyun’yanıtını verdi. Yeniçağ’a çarpıcı açıklamalarda bulunan Cindoruk ile Genel Başkan adaylığı ve siyaset üzerine konuştuk.
* Uzun yıllar sonra tekrar Genel başkanlık için adaylığınızı açıkladınız. Buna neden ihtiyaç duydunuz ?
Merkez Parti için yola çıktım
- Cevabı uzun bir soru aslında. Ama görünen o ki, Türk toplumunun merkez bir partiye ihtiyacı var. O nedenle adayım. Merkez partisi boşluğundan seçmen maalesef AKP’ye kaydı. AKP’nin oyu şişiyor yoksa temellerinde bu kadar oyları yok. O oyların büyük kısmı güçlü bir merkez partisi kurulursa oraya döner. Demokrat Parti’yi merkez partisi yapmak için yola çıktım. Sanıyorum ki, kongreden sonra daha kapsamlı geniş bir çalışma yaparak ne yapmak istediğimizi anlatacağım.
- Genel Başkan olduğunuz taktirde büyük bir yapılanma içerisine gireceğinizi söylüyorsunuz birleşme anlamında ve ilk olarak da Anavatan ile bu girişimi başlatacağınızı defalarca tekrarladınız. Herhangi bir girişiminiz oldu mu bu konuda?
Anavatan’la görüşme bozuldu
-Anavatan Partisi ile görüşmeler aşağı yukarı son noktasında bozuldu. Bunu yenilemek kolay. Her iki tarafı da istekli görüyoruz. Bu gerçekleşecektir.
* Merkez sağ diyorsunuz. Bunun tanımı nedir sizce ?
-Ben merkez diyorum. Merkez sağ gibi bir tabir yerine merkez demeyi tercih ediyorum. Merkez sağ dar kapsamlı. Liberal anlamda bir merkez partisi diyorum.
Türkiye Anayasa’ya sığmadı
* Şu anki Anayasa sizce yeterli mi ?
-Anayasa yetersiz. Yetmiyor. Türkiye Anayasa’ya sığmadı. Kapsamlı bir sağduyu Anayasa’sı yapmamız gerekiyor. Bunun için de hazırlıklarımız var. Bu hazırlıkları da bir ay içinde bitirip daha sonra kamuoyuna duyuracağız.
* 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül gibi gerek ihtilal gerekse muhtıra verilen dönemleri yaşadınız ama hala özellikle kendi partiniz içerisinde darbeci olarak suçlanıyorsunuz. Bunu, size yapılan bir haksızlık olarak görüyor musunuz ?
-Ben iftiraya dayanıklıyım. Bu iftiralar her zaman yapılır. Siyasete girdiğiniz zaman iftira edilir. Bunlar siyasette her zaman silah olarak kullanılır. Kongreden sonra ise bunlar unutulur. Kimse bana darbeci kelimesini yakıştırmaz. Sürekli başım darbelerle derde girmiştir. Darbeler bizi sürekli alaşağı etmiştir. Ardından da siyasi yasak getirmiştir. Dolayısıyla kimse benim darbeci olduğuma inanmaz. Bu yüzden o laflara cevap dahi vermiyorum. Sorarsanız söylüyorum.
Adnan Menderes’in avukatlığını yapmadım
* Bugüne kadar siz hiç Adnan Menderes’in avukatlığını yaptığınızı söylemediniz ancak aday olduktan sonra siyasi rakipleriniz bunu söylemişsiniz gibi davranarak size iftira söylemleri mi ürettiler. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz.
Menderes’in avukatlığını yaptınız mı ?
-Hiçbir zaman olmadı. Ben başta Refik Koraltan olmak üzere rahmetli olmuş bir çok kişinin avukatlığını yaptım Yassıada’da. Onların içinde dört bakan vardı. Milletvekilleri vardı. Gazeteci milletvekilleri vardı Mithat Perin gibi. Ben Yassıada avukatıyım. Barodan atılmayı göze alarak yasaklanmış bir davanın avukatlığını yaptım. Bu arada tabii Adnan Menderes de orada yargılandığı için bizim katkılarımız rahmetli Menderes için de yapılmıştır. Ama bugüne kadar verdiğim hiç bir röportajda ’Adnan Menderes’in avukatıyım’demedim. Böyle bir laf ağzımdan çıkmadı. Bu dedikodu şimdi piyasaya sürülüyor. Ama bilenler biliyor. Talat Asal’ın anılarını okursanız orada yaptığımız ortak çalışmayı göreceksiniz.
Kongreler partileri yıpratır
* Siyasi parti liderleri istifa edip olağanüstü kongre kararı aldıktan sonra ’Tabanın baskısıyla tekrar aday olmam gerekti’açıklaması yaparak adaylıklarını açıklıyor. Bu bir koltuk sevdası mı ? Koltuk sevdası siyasi açıdan etik mi ?
-Şimdi tabii bunlar olağanüstü kongreyi işlevsiz kılma yönünde yanlış adımlardır. Sayın Soylu istifa ettiği için olağanüstü kongre kararı çıktı. Olağanüstü kongre zor bir iştir. Olağanüstü kongreler partileri yıpratır. Böyle bir karar alındıktan sonra bundan vazgeçerseniz o zaman olağanüstü kongreleri de kaldırmak lazım. Hem olağanüstü kongre hem yeniden adaylık, parti açısından da, siyasi etik açısından da geçerli değildir.
* Sizin tabirinizle merkezde parti oluşumunu bitirdikten sonra genel başkanlığı bırakmayı düşündüğünüz bir isim var mı ?
-Hayır, ben serbest bir platform oluşturmaya çalışıyorum. Demokratik bir parti oluşturmaya çalışacağım. O parti içerisinde herkes kendi arasında yarışabilir. Zaten yetenekleri itibarıyla hangi arkadaşımız ön plana çıkarsa o seçilir. Bunun için çok genç olması da gerekmeyebilir. Ben açıkçası bir yaş tahdidi de koymuyorum. 60 yaşındaki insan da siyasi hayat itibarıyla genç sayılır. Burada söz konusu olan ehliyettir. Benim hiçbir adayım yok. Desteklediğim kimse de yok. Bugün benim yapmak istediğim bu platformu ortaya çıkarmak. Merkezde demokratik bir siyasi
parti oluşturmak.
Burjuva partisi olmayacağız
* Bir zamanlar merkezin güçlü partisi olan DYP’de ağzı çorba kokanlar polemiği yaşanmıştı. Merkezin bu güçlü oluşumu yeniden ağzı çorba kokanların partisi olacak mı ?
-Şimdi artık ağzı çorba kokan tabiri de eskidi. Halkın partisi olacak Demokrat Parti. Gerçek ahali partisi olacak. Serbest bir parti olacak. Demokrat bir parti olacak. Yine gelir düzeyi ne olursa olsun, çiftçi, memur, işçi, esnaf herkes bu partinin çatısı altında toplanacak. Açıkçası bir burjuva partisi olmayacağımızı söyleyebiliriz.
* AKP’nin en çok eleştirilen yönlerinden biri de dış politika çizgisi. Siz bu yanlışları nerede görüyorsunuz?
-AKP dış politikada boşlukları dolduramıyor. Stratejik hatalar yapabiliyor. Buna dikkat edilmesi gerek. Başbakan dışişlerinin büyükelçilerine monşer tabiri kullanıyor, bunun yanında başlarına da dışarıdan profesör atıyor. Dışişleri’nin müthiş bir arşivi vardır. Onların hepsini bir kenara bırakıp kendi adamını getiriyorsun, bu doğru değil.
Adını ilk kez Yassıada’da duyurdu
Cindoruk, Yassıada kararları için “Sümen altındaysa haber versinler, boşuna savunma yapmayalım” demiş ve Balmumcu Sıkıyönetim Hapishanesi’nde 2 ay tutuklu kalmıştı
Adını ilk defa Yassıada’da “Kararlar sümen altındaysa haber versinler de boşuna savunma yapmayalım” diyerek duyuran ve bu sözleri nedeniyle Balmumcu Sıkıyönetim hapishanesinde 2 ay tutuklu kalan Hüsamettin Cindoruk, Demokrat parti, Adalet partisi, Demokratik Parti, Büyük Türkiye Partisi ve Doğru Yol partisi’nde il başkanlığı, kuruculuk, Genel İdare Kurulu üyeliği görevlerinde bulundu.
Genel Başkanlığa seçildi
Hüsamettin Cindoruk, 14 Mayıs 1985 tarihinde Büyük Kongre’de Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığı’na seçildi. Aynı dönem yapılan ara seçimlerde 11 milletvekilliğinden 4’ünü alarak güçlü Anavatan iktidarına karşı DYP’nin tarihinin en yüksek oyunu almasını sağladı.
Türkiye’yi adım adım gezdi
Cindoruk, 12 Eylül yasaklarına karşı bir otobüs ve ardında birkaç gönüllü ile yasakların kaldırılması için Türkiye’yi adım adım gezdi. DYP’ye dönemin güçlü partisi ANAP karşısında ara seçimlerde yüzde 26 oy kazandırarak ANAP’ın ivme kaybetmesinde de önemli bir rol oynadı. DYP Genel Başkanlığı’nı siyasi yasağı biten Süleyman Demirel’e emanet ettikten sonra 16 Kasım 1991-1 Eylül 1993 tarihleri arasında TBMM Başkanı seçildi.
Yeniden siyasete döndü
Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçilince bir grup arkadaşıyla DYP’den ayrılıp Demokrat Türkiye Partisi’ni kurdu. DP’nin Temmuz genel seçimlerinde ve 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde istediği sonucu alamamasından sonra çıkmaza girmesiyle birlikte yeniden siyasete dönme kararı alan Cindoruk, “Merkezde güçlü bir parti kurma çalışmalarının yanında sağduyulu bir anayasa hazırlıklarına başladık” söylemiyle de dikkatleri üzerine çekti.
|
|
|
|
|
 |
| Kategorideki diğer haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
| Hava
Durumu |
|
|
ANKARA
36 / 18 C°
|
|
|
 |
| Piyasalar |
|
Alış |
Satış |
|
| USD |
1,5743 |
1,5819 |
 |
|
EURO |
2,2439 |
2,2547 |
 |
| GBP |
2,5484 |
2,5617 |
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
|