Gazete Hayat
03 Aralık 2008 Çarşamba
Bugün 9750 haber okundu.
   Ana Sayfa       Gündem       Ekonomi       Siyaset       Dünya       Yaşam       Kültür-Sanat       Magazin       Spor       Sağlık       Teknoloji   
 
 
Spor
 
Kalli ve Sağlam ne kadar başarılı
Kalli ve Sağlam ne kadar başarılı
 
Milliyet gazetesi yazarı Ercan Güven, Türkcell Süper Lig'de zirveye oynayan Galatasaray ve Beşiktaş'ın hocaları Karl Heinz Feldkamp ile Ertuğrul Sağlam'ı değerlendirdi.
19 Mart 2008 Çarşamba 11:07

Milliyet gazetesi yazarı Ercan Güven, Türkcell Süper Lig'de zirveye oynayan Galatasaray ve Beşiktaş'ın hocaları Karl Heinz Feldkamp ile Ertuğrul Sağlam'ı değerlendirdi.

Kalli ve Sağlam

Teknik direktörün oyuna, galibiyete, şampiyonluğa katkısı hiçbir zaman ölçülemese de yüzde 10’dan yüzde 30’a kadar tahminler vardır gününe göre.
“Yüzde 100” sadece hezimette.
Lakin, yeni bir moda çıktı artık; iyi günde bile hocaya iyi laf etmek “futbolu bilmemek” gibi ağır ithamlara muhatap olmak demek.
Kerameti kendinden menkul çakma futbol filozofları ve sıfırcı hocadan geçilmiyor memleket.
Yahu en büyük hatanın bile faydası olabilir, en kötü niyetli adam bile meymenetli işlere vesile olabilir; bu ne hoşgörüsüz atmosferdir?
Açık söylüyorum, henüz benzerine rastlanmamış bir final yapan Süper Ligimiz’de hangi takım şampiyon olacaksa teknik direktörü sayesindedir.
Stadı, parası, yöneticisi, futbolcusu, seyircisi, havası, kafası farklı takımlar için nasıl böyle iddialı bir genelleme yapabildiğime gelince:
Bardağın dolu tarafını görmek de bir meziyettir.
***
En sıra dışı gözüken Kalli’den başlayalım. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemi gibi “yaşlı ve hasta” yaftası boynuna asılmış Kalli’nin “asli” görevi neydi?..
Yerli hocaları geçin; başarı ve kariyer rotasında yürümeye çalışan hiçbir uluslararası Hoca’nın cesaret bile edemeyeceği bir “tasfiye”yi gerçekleştirmek.
Çünkü Galatasaray, “eski başarılı futbolcu cemaatinin” mülkiyetine geçmek üzereydi.
İşte böyle bir hedefte, “nokta” tabir edilen transferleri 74 yaşındaki Hoca’dan önce hasta veya sakat çıkarken, yönetimi pes ederken, üyeleri bölünme yaşarken, borç gırtlağa dayanmışken, şampiyonluk adayıdır takım.
Bakın... Kalli, Hakan’ı, Lincoln’ü, Sabri’yi küstürmüştür. Hasan Şaş’ı yok etmiştir. Ergün’den Necati’ye koca takım sürülmüştür. Golleri bile süründürdüğü Ümit atmaktadır. Takımın başında değildir. Falan filan...
Bilerek, bilmeyerek. Ama en iyi motivasyonu sağlamıştır Galatasaray takımına. Görünüşe göre “ters”, ama mevcut koşullarda olabileceklerin en iyisi.
Çünkü Galatasaray, UEFA’yı kazandıktan beri enerjisini olumsuzluklardan alan bir “arabesk” sürece girmiştir. En motive zamanları, futbolcuların borçla geçindikleri süreçtir.
Bir de “tempo” vermiş Hoca, Galatasaray’a...
Bundan sonraki maçları hastanedeki televizyonundan seyretse, düşmez Galatasaray’ın mücadele hırsı. Artar, düşmez.
***
Peki Beşiktaş...
Konjonktürle şanzıman dişlisi gibi uyuşan “muhafazakar” bir Hoca... Türkiye’de “yükselen değer” ne varsa hepsi Ertuğrul Sağlam’da.
İyi mi kötü mü bilemem. Lakin işe yaradığı kesin. Sinan Engin adı bu kadar az telaffuz edildiğine göre Beşiktaş şampiyon olacaksa Ertuğrul Sağlam’la...
Bir de sahada doğru tercihler, transferde şanslı seçimler ve hırçınlığa kaçmayan “poker face” otorite.
Son Trabzonspor maçının son düdüğünden sonra bir enstantene:
Seyirci Baki’yi tribüne çağırıyor; alkışlayacak. Ertuğrul Hoca “gel” diyor Baki’ye ve talebesi dönüyor. Tribünler gerçekleştiremedikleri dileklerine karşı çıkan, izin vermeyen Ertuğrul Sağlam’ı alkışlıyor.
Bakın; başarılı olmanın yolu tek değildir. Ama en güzel yolu insani değerlerden fedakarlık etmeden yürünendir. Beşiktaş seyircisi rakip oyuncunun atılmasını adaletsiz buluyorsa, Başkanı, kızıyla tribünde oturup her gole aile boyu sevinç gönderiyorsa, kaptanı kucağında bebeği ile çıktığı maç sonrası konuşmasında rakipten övgüyle bahsedebiliyorsa ve şampiyonluk muhtemel sonuçların başında geliyorsa, o takımın hocası işini iyi yapıyor demektir.
Sağlam’ın birkaç somut başarısı varsa, ilk ve en önemlisi “yuhalanan futbolcularından” yıldız yaratmasıdır bence. İkinci sırada ise spor yorumcularını ters köşeye yatıran Holosko.
Beşiktaş’ta bir futbolcu alınıp, ona ümit bağlanıp ardından hayal kırıklığı yaşamak gibi gelenekselleşmiş kuralı yıkmıştır Hoca.
Görüldüğü gibi bir hoca eleştirildikleriyle başarmak üzeredir, diğeri futbolun ikincil unsurlarıyla.
Zico’ya yer kalmadı; yarına.

Milliyet

Geri
dön
Sayfa
başına git
Sayfayı
yazdır
Arkadaşına gönder Facebook'ta paylaş
 Yorumlar -  Yorum ekle

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 Kategorideki diğer haberler 
 
 Popüler Haberler
 Yorumlananlar
 Köşe Yazıları
Fehmi Koru Evet, şimdi
Fehmi Koru - Yeni Şafak
Fikret Bila Çiçek: Demokratik tövbe gerekiyor
Fikret Bila - Milliyet
Şamil Tayyar İmralı’ya yeni paket mi var?
Şamil Tayyar - Star
Erdal Şafak KDV kimin umurunda
Erdal Şafak - Sabah
Güngör Mengi Nereye kadar?
Güngör Mengi - Vatan
 Gazete Hayat
Giriş sayfası yap  Giriş sayfası yap
Sık kullanılanlara ekle  Sık kullanılanlara ekle
Sitene haber ekle  Sitene haber ekle
Faydalı linkler  Faydalı linkler
 Hava Durumu
Hava Durumu ANKARA
9 / -3
Şehir seçiniz :
 Piyasalar
Alış Satış  
USD 1,5624 1,5699
EURO 2,0039 2,0136
GBP 2,3989 2,4114
 Arşiv
Aralık 2008
Pa Pt Sa Ça Pe Cu Ct

 

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

 Anket
Sizce en başarılı anchorman hangisi?
Uğur Dündar
Fatih Altaylı
Mehmet Barlas
Ali Kırca
Mehmet Ali Birand
   
RSS

Add to Google
Copyright © 2007
Gazetehayat.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber izinsiz ve kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Gazate Hayat sorumlu tutulamaz.
Görüş ve önerileriniz için bilgi@gazetehayat.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.
İHAAA
Gazete Hayat, AA ve İHA abonesidir.