| |
 |
| Magazin |
 |
|
| |
 |
|
İşime erkeklerden çok mesai harcıyorum!
|
 |
|
|
|
 |
| Kötüyü ağzımdan, gözümden, kulağımdan hiç sokmadım! |
 |
|
07 Eylül 2008 Pazar 13:19 |
 |
|
 |
|
Kendi ifadesiyle 'çok daha temposu düşük, çok daha keyfine göre' bir hayat sürmesi mümkünken Nükhet Duru'nun yaşam için seçtiği yol ve rol çalışmak, çalışmak, çalışmak... Mesaisinin 18 saati bulduğunu söyleyen Duru "Çalışmaktan başka bir şey bilmiyorum. 14'ümden beri çalışıyorum. Arkadaşlarım gezerken, ben boyanıp sepet gibi saçlar yapıp büyük görünmek adına, fırapan giyinip hayat mücadelesi veriyordum" dedi.
Hayırlı olsun son albümünüz geçtiğimiz aylarda piyasaya çıktı, onun heyecanını tam yaşayamadan, yeni televizyon kanalınız Kanaltürk'te program yapmaya başladınız. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjinizin kaynağı nedir?
İşte bunun sırlarını vermek için televizyon programı yapıyorum. Herkes eğer isterse hem beyninden hem de bedeninden faydalanabilir. Bütün mesele, bütün enerjiyi doğru zamanda doğru yere kanalize etmek ve bilgiyle, tecrübeyle, gözlemle hayatı boş geçirmemeye çalışmak...
Nükhet Duru çalışmaktan büyük bir keyif alıyor değil mi?
Çalışmaktan başka bir şey bilmiyorum. 14'üme yeni girmiştim çalışmaya başladığımda... 3 gün tatil yaptığımda afakanlar basıyor. Hemen orada yeni şeyler bulmaya çalışıyorum. Başka bir ülkedeysem eğer, "Acaba bunların el sanatları nasıl? Acaba televizyonda neleri izliyor?" gibi kendi kendime yaşam biçimimi oluşturan meslek hayatımla ilgili bir şeyler bulup öğrenmeye çalışıyorum. Başka bir şey yaparak bu kadar mutlu olmam.
GERÇEK BAŞARI
Röportaja başlamadan star olduğunuzu ve sizin de dinlenmeye ihtiyacınız olabileceğini hatırlattım. Siz "Star değil, ırgatım" dediniz...
Irgat gibi çalışıyorum da ondan... Hakikaten bir erkekten çok mesai harcıyorum işime. 18 saatten aşağı düşmüyor istim üzerinde olmam ve her gün bu böyle... Yaşam içinde seçtiğim rol ve yolla alakalı bu. Çok daha temposu düşük, çok daha keyfime göre bir hayat sürmem mümkün... O zaman, mesleki yaşamımda biriktirdiklerimi daha az insanla paylaşabilme durumum olur ve daha az insanı sebeplendirmiş olurum. Halbuki, ne kadar çok insanı sebeplendirip bu konunun içine çekersem gerçek başarıyı bu şekilde yakalamış olduğumu düşünüyorum.
BİZ YOL ARKADAŞIYIZ
Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer ve siz... Pop müziğinin divalarısınız. O dönem içinde müziğinizin doğması, yükselmesi ve olgunluğa erişmesi sizin için bir şans mıydı?
Biz birkaç tane yol arkadaşıyız ve Türkiye'nin yakın geçmişine tanıklık durumumuz var. Yani bizim şarkılarımız, birlikte yaşadığımız hükümet değişimleri, ihtilaller, savaşlar, yeniden umut ve barış...
Türkiye'nin bir anda kabuk değişimiyle örtüşen zamanlarda şarkılarımız çıktı. Ben kendine iyi bakan ve uzun süre mesleğini yapmak isteyen biriyim. Yaptığım şeye aslında mesleğim değil, içinde oturduğum adresim gibi bakıyorum... Işık üzerime yandığı anda, kendim oluyorum.
KAMERA ARKASINDA
Nasıl yani?
Kamera arkasında gergin, içine kapanık bir kadınım. Asıl işlevim orada olmak... O sahneye o kadar alışmışım ki, öbür türlü normal insan Nükhet'im yani... Mesela beni çok sevindiren bir şey oldu; kanaldaki kameramanlar, "Ne olur, dönüşümlü olarak biz de bir gün Nükhet Hanım'ın programını çekelim" demişler. Bu haber uçurdu beni... Ne için o telaşı yaptığımı anlamışlar. Bana bir umut bağlamış, beni beğenip başka kanaldan transfer etmiş insanlara da pişmanlık ya da utanç getirmemek... Sorumluluğum çok büyük yani...
İŞTE NÜKHET DURU’NUN GENÇLiK SIRRI
Türkiye'nin Raguel Welch'i, gençlik pınarından su içtiğini ne zaman itiraf edecek?
Ha ha ha... Şöyle bir cevap vermek istiyorum; belki inanmayacaklar ama bunun etkisini çok kısa süre içinde denerlerse görürler. Hayatımda hiç, içimde kötü bir şey barındırmadım. Ne duygu, ne düşünce, ne kıskançlık ne de kin... Bu içsel olarak bende vardı, sonra bunu işledim. Birinci madde bu... İkinciye gelince, hiç kimsenin hiçbir fırsatına mani olmadım, olmamak için gayret gösterdim. Hem de çok şeylerden feragat ederek. Üçüncü olarak, içime hiçbir kötü besinin girmemesine çalıştım.
Ağzımdan, burnumdan, gözümden, kulağıma kadar bedenime, tanrıya gösterdiğim saygıyı göstermeye çalıştım. Çünkü, bunu bana o verdiyse ve iyi bir kumaş bağışladıysa, buna daha fazla özen göstermeliyim dedim. Dört, İçimdeki coşku ve çocuğu hiç öldürmedim. Yoksa, hiçbir gün ne yaş problemim oldu, ne de daha genç görünmeye çalışmadım. Hepimizin yaşamak zorunda olduğu şey zamanın su gibi akıp gitmesi...
Tabii ki hepimiz yaşlanacağız. Artık bu devirde insan şuna dua ediyor; Allah sağlıklı yaşlanmayı nasip etsin! Ben yaşlanmaktan mutlu oluyorum. Hiç korkmuyorum.
80 yaşındaki halinizi gözünüzde canlandırabiliyor musunuz?
O yaşta Bedia Muvahhit gibi olabilmeyi hayal ediyorum. Matrak, gırgır, babanne...
Görmüş, geçirmiş, neşeli, hayatın manasını doğru anlamış bir canlı olarak dünya değiştirmeyi umut ediyorum ve bunun için uğraşıyorum.
NE YER, NE İÇER?
Nükhet Duru bir gün içinde ne yer, ne içer?
Sabah kalkınca oda sıcaklığında iki bardak su içerim. Bunun bir tanesi ballı, diğeri normaldir. Ondan sonra meyve yerim. Yarım saat sonra kahvaltı ederim. 2 ya da 3 dilim bol tahıllı ekmeğe peynirimi, reçelimi, zeytinimi koyup yerim. Ama tuzlularla, tatlılarla karıştırmam. Sonra bir meyve daha yerim. Yanımda hep beslenme çantası taşırım zaten. Bol bol açık çay, bitki çayı veya süt tüketirim. Laktozsuz yarım yağlı süt içerim. Çocuk gibi süt içmeyi çok severim. Öğlen ya ızgara katkılı salata ya da bir kase çorba içerim. İkindi de bir meyve ya da galeta yerim. Akşam da sebze yemeği ya da tahıllı salata yerim. En geç akşam 7.30-8.00'de yemek yemeyi sonlandırırım.
Peki ya spor?
Spor yapıyorum, her gün 20 dakika... Kardiyo, esneme hareketleri ve pilates çalışıyorum.
'ŞUURSUZ GİDİYORLAR'
'Duru Muhabbetler' kadınların çok sevdiği bir program.. Kadınlara yönelik bilgiler veriyorsunuz, onları çaktırmadan eğitiyorsunuz. Şarkılar söylüyor, eğlenirken onları da eğlendiriyorsunuz. Ancak kavga ve gürültüye asla iltimasınız yok.
Kimseyi eleştirmek istemiyorum ama biraz dikkat etsek mi acaba diyorum... Şuursuz gidiyor programlar... Şöyle ki, sabahın karanlığında bir gazino ortamı; tuvaletler, koca koca saçlar... Orada gördüklerim benim halkımı yansıtmıyor. Bir kanalda türbanlı bir kız, öbür kanalda mini etekli biri habire konuşuyorlar. Biri frikik veriyor, biri dua okuyor. Bir otokontrol gelmesi gerek.
Programınız Kanaltürk'te başlayalı henüz bir kaç gün oldu. Diğer kadın programlarından farkı nedir?
Şu anda Ramazan rehavetiyle, muhabbeti karıştırarak ısınma turumuzu yapıyoruz. Ramazan bittikten sonra asıl formatımızı uygulayacağız. Bu dönemi atlattıktan sonra sosyal konulara, didaktik olmadan ama örnekleriyle, şuur altına işleyerek değineceğiz. Kimseye, "sen bunu bunu yap" demeyeceğim.
YA HERRU YA MERRU NOKTASI
Bir röportajınızda okumuştum, şöyle diyordunuz; "Hiç arzu ettiğim gibi bir aşk yaşayamadım. Her genç kız gibi ben de bir erkekle flört etmek isterdim!" Çok şaşırdım, bunu söyleyen sizdiniz, bizim aşk kadınımız!
Genç kız gibi davranma imkanım olmadı, çok erken çalışmaya başlayınca. Arkadaşlarım gezerken, ben boyanıp sepet gibi saçlar yapıp büyük görünmek adına, frapan giyinip hayat mücadelesi veriyordum. O zaman çalışmaya başladığımda işimi bu kadar sevdiğimi bilmiyordum.
İlk ne zaman hissettiniz bu duyguyu?
Üç, dört yıl ara vermiştim oğlumun babasıyla evlendiğimde. Çocuk sahibi olduğumda evet çok mutluydum ama o da olsa, yani çalışsam dört başı mahmur olacaktı. Sonra yapamadım döndüm.
BİNBİR GÜLÜN SAHİBİ
Kanaltürk'teki ilk programınıza bir hayranınızdan bin bir tane gül geldi. Bizim bilmediğimiz yeni bir aşk mı var hayatınızda?
Binbir gül geldi. Çok zor karar vereceğim herhalde. Bir yıldır böyle bir sevgiyle, saygıyla ve sabırla yaklaşan biri var ve o gülleri yolluyor. Artık son noktaya geldi, "ya herru ya merru" diyor.
Teklifini kabul edecek misiniz?
Son kararımı vereceğim. Ben kimseye bir şey saklayabilen bir insan değilim. Olumlu olacak herhalde... Çok romantik bir insanım.
Aşk konusunda Sezen Aksu gibi kendinizi 'aşkolog' ilan edebilir misiniz?
Yok, bu konuda Sezen de yanılıyor bence. Biz aşkolog değiliz. Öyle olsa şimdi gayet güzel bir ilişkimiz olurdu. Olgun yaşımızda doğru dürüst bir şey becerememişsek pek aşkolog sayılmayız. Ancak iyimser ve aşka gönlü açık kadınlar olabiliriz. Aşk hissetmem için, bilinen manada bir aşk yaşamam gerekmiyor. Ben zaten aşk dolu bir kadınım.
Röportaj: Şebnem ÖZUZCAN - Bugün
|
|
|
|
|
 |
| Kategorideki diğer haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
| Hava
Durumu |
|
|
ANKARA
9 / -3 C°
|
|
|
 |
| Piyasalar |
|
Alış |
Satış |
|
| USD |
1,5624 |
1,5699 |
 |
|
EURO |
2,0039 |
2,0136 |
 |
| GBP |
2,3989 |
2,4114 |
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
|