| |
 |
| Gündem |
 |
|
| |
 |
|
Hakaretçiye ödül verdiler
|
 |
|
|
|
 |
| Gazeteciler Cemiyeti’nde ödül skandalı |
 |
|
23 Kasım 2008 Pazar 15:17 |
 |
|
 |
|
TSK’ya yönelik saldırıları ve bölücü faaliyetleri nedeniyle hakkında 50’ye yakın dava açılan gazeteci Özgüden’e ’teşekkür belgesi’ verildi
Kurtuluş Savaşı’na karşı çıkan ve Milli mücadele yıllarında Atatürk’ün idam edilmesini isteyen gazeteci Ali Kemal’i internet sitesinde ’basın şehidi’olarak gösteren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), şimdi de Türk ordusuna yönelik saldırıları ve bölücü faaliyetleri nedeniyle hakkında 50’ye yakın dava açılan Doğan Özgüden’e ’teşekkür belgesi’verdi. “Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri” kapsamında verilen ve cemiyet Başkanı Orhan Erinç ile Genel Sekreter Celal Toprak’ın imzasını taşıyan belge, Belçika’da yaşayan ve hakkındaki davalar nedeniyle 37 yıldır Türk yargısından kaçan Özgüden’e mektupla gönderildi. Burhan Felek ödüllerinin sahiplerini internet sitesinden kamuoyuna duyuran TGC, Özgüden’e verilen ödülü “nedense” açıklamadı. Cemiyet, Mart 2008 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiği ödül töreninde de Doğan Özgüden’in adını anmamıştı. Teşekkür belgesi, Türkiye karşıtlığına yalnızca AB’den değil, Türkiye içindeki “seçkin” kurum ve kuruluşların da destek verdiği yorumlarının yapılmasına neden oldu.
Ermeni savunucusu
TGC Yönetim Kurulu’nun 4 Kasım 2007 tarihli toplantısında, “Türk basınına 50 yılı aşkın süreyle vermiş olduğu seçkin hizmetler” nedeniyle teşekkür belgesiyle taltifine karar verilen Özgüden, sözde Ermeni soykırımının önde gelen savunucuları arasında yer alıyor. Türkiye’nin “Ermeni, Kürt ve Asuri” soykırımları yaptığını ileri süren ve Avrupa’da, Türkiye karşıtı lobinin öncülüğünü yürüten Özgüden’in “seçkin” hizmetlerinden biri de geçtiğimiz günlerde düzenlenen “Dersim Konferansı” olmuştu.
TSK aleyhine kampanya
1967’de sosyalist dergi Ant ile Ant Yayıncılığı kuran ve 1971 ihtilalinden sonra Türkiye’den kaçarak Belçika’ya yerleşen Doğan Özgüden, o tarihten itibaren “Demokratik Direniş Hareketi” adı altında gerçekleştirdiği Türkiye ve TSK aleyhtarı kampanya ve faaliyetlerle adından söz ettirdi. Belçika’da Türk düşmanlığı üzerine çalışmalarıyla tanınan Özgüden, bugüne kadar sayısız “soykırım” konferansı düzenlenmesine ön ayak oldu. Özgüden, son olarak Avrupa Parlamentosu çatısı altında düzenlenen “Dersim Soykırımı” adlı konferansa organizatör düzeyinde katkı vermişti. Brüksel’deki Info-Türk Vakfı’nın Başkanlığını yürüten Doğan Özgüden, kısa süre önce Osmanlı İmparatorluğu’nun doğusunda Asur-Keldani halkının maruz kaldığı katliamları konu alan “Seyfo, Tasfiye” adlı belgesel filmin tanıtım gecesinde şu konuşmayı yapmıştı:
Osmanlının kılıcı
Bu müstesna belgeselin sadece ismi bile çok şeyi ifade ediyor: Seyfo. Gerçekten de, 20. Yüzyıl’ın başlarında yüz binlerce insan Seyfo’nun, yani Osmanlı kılıcının kurbanı olmuştur. Ancak şunu hemen belirteyim ki, Seyfo aynı zamanda sadece Osmanlı İmparatorluğu’nda değil, Türkiye Cumhuriyeti’nde de ordunun hakimiyetini simgeleyen bir semboldür. Maalesef günümüzde de, tüm demokratikleşme iddialarına rağmen, Türkiye Avrupa Birliği’nin kapısını zeytin dalıyla değil, kılıçla çalmaktadır. Ermenilerin ve Asuri-Keldani’lerin jenosidini inkar kampanyası bunun tartışılamaz kanıtıdır.
Ali Kemal’i ‘basın şehidi’ göstermişti
Milli mücadele yıllarında Mustafa Kemal Atatürk’ün idam edilmesini isteyen ve linç edilerek öldürülen gazeteci Ali Kemal, 2000 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti internet sitesine ’şehit gazeteci’olarak girmişti. TGC Yönetim Kurulu Üyesi Turgay Olcayto, 2005 yılında Ali Kemal’in ’şehit gazeteciler’listesinde yer almasıyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştı: “1988’de açılan Basın Müzesi’nde 1991’de resmen ’basın şehitleri galerisi’kuruldu. Ve bu galeride Ali Kemal’in ne ismi ne de resmi yer alıyor. 2000 yılında Orhan Koloğlu ve Alpay Kabacalı gibi uzmanlara araştırma yaptırmıştık. O yeni listeyle Ali Kemal’in ismi de internet sitesine girmiş. Yani Ali Kemal’in adı 5 yıldır internette, basın müzesindeki galeride ise kesinlikle yer almıyor.”
Ali Kemal kimdir?
1869 doğumlu, gazeteci, yazar ve siyaset adamı. Paris Siyasal Bilgiler Yüksekokulu’nu bitirdi, Jön Türkler’e katıldı. Başyazarı olduğu ’İkdam’gazetesinde İttihat ve Terakki’ye sert eleştirilerde bulundu. 31 Mart olaylarından sonra yeniden Avrupa’ya kaçtı. 1919’da Damat Ferid Paşa kabinesinde önce maarif, sonra da dahiliye nazırı oldu. Nazırlıktan ayrıldıktan sonra ’Peyam-ı Sabah’gazetesinde Kuvay-ı Milliye ve Kurtuluş Savaşı’na karşı çıktı. Milli mücadele yıllarında Atatürk’ün idam edilmesini istemişti. Savaşın kazanılmasından sonra İstanbul’da tutuklandı, 6 Kasım 1922’de Ankara’ya yargılanmak üzere götürülürken İzmit’te linç edilerek öldürüldü.
Erinç’in yerine müdür bakıyor
Tüm aramalarımıza rağmen Başkan Erinç’e ulaşmak mümkün olmadı. Onun yerine TGC’nin idari müdürü cevap verdi
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç’i 20 Kasım 2008 Perşembe günü saat 10.00’da Cemiyet Merkezi’nden aradık. Erinç’in TGC’ye gelmediği ve rahatsız olduğu bildirildi.
TGC sekreteri ile muhabirimiz arasındaki konuşma şu şekilde gelişti:
TGC: Konu neydi acaba?
Yeniçağ: Doğan Özgüden’e verilen teşekkür belgesi ile ilgili olarak haber yapıyoruz. Bu konuyla ilgili görüşlerini almak istiyoruz.
TGC: Bir saniye ben ulaşabiliyor muyum bir bakayım. Siz mi görüşeceksiniz?
Yeniçağ: Evet
(Yaklaşık 2 dakikalık bekleme süresinin ardından)
TGC: Orhan Bey’e ulaşılamıyor. Ben notunuzu alayım kendilerine ileteyim. Veya
Cem Bey var görüşmek isterseniz.
Yeniçağ: Kendisi bana bilgi verebilecek mi bu konuda?
TGC: Tabii verir.
Telefonumuza çıkan TGC’nin sadece idari konularda yetkili Müdürü Cem Çapanoğlu ile yaptığımız konuşma ise şöyle geçti:
Yeniçağ: Doğan Özgüden’e verilen bir teşekkür belgesi var. Belgenin verilme gerekçesini öğrenmek istiyoruz.
Çapanoğlu: Şey işte. Cemiyet üyeliğinde, gazetecilikte 50 yılı doldurmuş, 70 yaşını geçmiş kişilere.
Yeniçağ: Hepsine mi verilir bu ödül?
Çapanoğlu: Hayır şöyle. Geçen seneye kadar değerlendirmeye girmiş de Burhan Felek ödülünü alamayanlara verilmesi diye yönetim kurulu karar verdi. Sizin önünüze 60 kişilik bir liste geliyor. Bunlardan on kişiye veriyorsunuz ödülü. Onları çağırıyorsunuz toplantıya. Diğer 50 kişiye de sertifika gibi bir şey yazılıp o verildi. Artık yönetim kurulu öyle karar almış.
İçlerinden bazıları biz alamadık falan deyince olay o. Özgüden’e de gönderilmiş sanırım. Geçen sene yapıldı bitti zaten bu ödül. Hepsi geldi geceye aldı ödüllerini.
Yeniçağ: Doğan Özgüden gelemez Türkiye’ye.
Çapanoğlu: Belçika’da biliyorum, ben Doğan Bey’i bilmeyen biri değilim.
Yeniçağ: O’nun hakkında 50’yakın açılmış dava var. Yönetim kurulu kararını etkilemedi mi bu? TSK’yı aşağılama, sözde soykırım iddialarına destek verme gibi. Türkiye’ye gelemeyen bir gazeteci kendisi sonuçta.
Çapanoğlu: Yönetim kurulu şuna verelim buna verelim gibi bir şey yapmadı. Benim laflarımı iyi takip edin... İyi anlayın... 60 kişilik, 50 yıldan fazla gazetecilik yapan kişiler. Bunların içinde şöyle olmuş böyle olmuş... Yani doğum tarihi ve mesleğe başlama tarihine bakılıyor. Anlayın... Basın kartı gibi mahkeme var mı bakılan bir şey değil. Yaştan fazla kıdem. Kıdeme bakılıyor. Gazeteciliği de fiilen devam edecek.
Yeniçağ: Doğan Bey TGC üyesi mi?
Çapanoğlu: Üyemiz tabii.
Erinç bulunamayınca devreye yardımcısı Toprak girdi
BİRİNCİ KONUŞMA
Doğan Özgüden’e verilen teşekkür belgesinde TGC Başkanı Orhan Erinç ile birlikte imzası bulunan Genel Sekreter Celal Toprak ile yaptığımız konuşma da yine 20 Kasım Perşembe günü saat 10.30 sularında gerçekleşti.
Görüşme şöyle:
Yeniçağ: Celal Bey. TGC’nin verdiği Burhan Felek ödülleri ile ilgili olarak aradım sizi. Doğan Özgüden’e yönetim kurulu kararıyla teşekkür belgesi verilmiş. Kendisine ulaştırılmış. Yönetim kurulu’nda siz de bulundunuz. Bu belgenin gerekçesini öğrenebilir miyim?
Celal Toprak: Burhan Felek gazetecilik ödülleri diye bir şey yok.
Yeniçağ: Ne var?
Celal Toprak: Burhan Felek Onur Ödülleri diye geçiyor sanırım. Ödül de değil de. Burhan Felek ile ilgili bir ödül yok.
Yeniçağ: Var, veriliyor her sene.
Celal Toprak: Hayır, Sedat Simavi ödülleri diye veriliyor . Yok Burhan Felek ile ilgili bir ödül mekanizması.
Yeniçağ: Emin misiniz Celal Bey? Siz Cemiyet Genel Sekreteri değil misiniz?
Celal Toprak: Genel sekreteriyim ama beni şaşırtıyorsunuz siz.
Yeniçağ: Şaşırtmak için söylemiyorum. Gerçekten var.
Celal Toprak: Şöyle; ödül verilmiyor. 50 yılı geçmiş olan gazetecilere şeref plaketi veriliyor. Yarışma değil yani.
Yeniçağ: Tamam. Ama Doğan Özgüden’e de ödülden ayrı verilmiş bir teşekkür belgesi var.
Celal Toprak: Yoo. Hiç kimseye hiçbir şey verilmedi bu sene.
Yeniçağ: Ama TGC verildiğini açıkladı. Sizin de imzanız var belgenin altında.
Celal Toprak: Allah Allah... Teşekkür belgesi mi vermişiz? Ne diye vermişiz? Yeni mi vermişiz? Allah Allah. Ben şunu bir sorayım size tekrar dönerim. Numaranızı verirseniz.
İKİNCİ KONUŞMA
Celal Toprak: Selda Hanım. Geçen sene verilmiş bir plaket bu. Geçen sene 80 üyemize biz 70 yaşını geçmiş 50 yıldır basında hizmet veren üyelerimize teşekkür plaketi verdik. Teşekkür belgesi yani. Geçen yıl verdik ama.
Yeniçağ: Evet. Ödül töreni 2008 Mayıs’ta yapıldı.
Celal Toprak: Yok ya. Geçen sene yapıldı. Aralık falandı herhalde. Basın hizmet ödülü değil bu. O çerçevede verilmiş bir belge tamam mı? Ödül ile ilgili jüri oluşuyor. Belgeye de yönetim kurulu kararı veriyor.
Yeniçağ: Herkese mi veriliyor?
Celal Toprak: Herkese verdik. 80’e yakın üyemize verdik.
Yeniçağ: Bu kıstaslarda gazeteci sayısı çok daha fazladır sanki Türkiye’de. Değil mi?
Celal Toprak: Yo bizim üyemiz bu kadardı hepsine verdik. Basın hizmet ödülleri farklı ama. Bu yıl 10 kişi aldı mesela. Onun jürisi farklı. Ayrı bir kuralı yönetmeliği var. Bunu yönetim kurulumuz anlattığım kıstaslara uygun üyelere verdi.
Yeniçağ: Doğan Özgüden’in 50’ye yakın davası var. Türkiye ye gelemiyor. Bu yönetim kurulunun kararını etkilemedi mi? Tartışıldı mı kurulda?
Celal Toprak: Bir sürü gazeteci ile ilgili dava açılıyor. Çeşitli görüşmeler yapılıyor. Farklı nedenlerle dava açılan üyelerimiz var. Biz basın özgürlüğü ile ilgili davası olanlara sahip de çıkıyoruz. Ve o davalar netleşmedi sanıyorum.
Yeniçağ: Gelemiyor ki Türkiye’ye
Celal Toprak: Ayrı gelemiyor da...
Yeniçağ: Gelmesi durumunda tutuklanacak.
Celal Toprak: Bildiğiniz bir şey yok değil mi bu konuda?
Yeniçağ: Mahkeme kararı var
Celal Toprak: Türkiye’de mi? Var mı karar? Neyle ilgili?
Yeniçağ: TSK’yı aşağılama.
Celal Toprak: Anladım... Bize yardımcı olursanız sevinirim. Elinizde varsa o karar bize gönderirseniz. Kararla ilgili belki yönetim kurulunda işleme koyarız onur kuruluna sevkedebiliriz. Onur kurul üyelikten düşürmeye veya devamına karar verebilir. Yardımcı olursanız sevinirim.
|
|
|
| Yorumlar -
Yorum ekle |
Bu haber henüz yorumlanmamış...
|
|
 |
| Kategorideki diğer haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
| Hava
Durumu |
|
|
ANKARA
36 / 18 C°
|
|
|
 |
| Piyasalar |
|
Alış |
Satış |
|
| USD |
1,5743 |
1,5819 |
 |
|
EURO |
2,2439 |
2,2547 |
 |
| GBP |
2,5484 |
2,5617 |
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
|