Adana’da hac bürosunun temizlik, çay-kahve ikram işlerini yapan kadının 14 yaşındaki kızı G.Ü.’ye cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen hac organizatörü 82 yaşındaki M.M., 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına mahkum edildi.
Hac Organizasyon işleri yapan Bağ-Kur emeklisi M.M., ilk eşi G.’nin ardından da nikahsız yaşadığı akrabası olan ikinci eşi N.M. de ölünce 2005’in aralık ayında 56 yaşındaki Ü.G.T. ile üçüncü evliliğini yapmaya karar verdi. M.M., nikahlarının kıyılacağı gün, bürosunun temizlik işlerini de yapan kiracısının ilköğretim 6’ncı sınıf öğrencisi kızı, o dönemde 11 yaşında olan G.Ü.’ye ‘cinsel istismarda’ bulunduğu iddiasıyla yakalanarak, tutuklandı. 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanırken, kalp, şeker ve tansiyon hastalıkları nedeniyle tahliye edilen M.M.’nin davası karara bağlandı.
Yaklaşık 2.5 yıldır yargılanan M.M. son duruşmaya gelmedi. G.Ü.’nün annesi 55 yaşındaki A.Ü.’nün katıldığı duruşmada hac organizatörü M.M.’nin avukatları Erdem Tuğral ve Ahmet Kızıl, “Müvekkilimizin cinsel saldırı suçunu fiziki durumu ve yaşı itibarıyla işlemesi mümkün değildir” diyerek beraatını istedi. M.M. ise daha önce geldiği duruşmada, iftiraya kurban gittiğini iddia etmişti. G.Ü.’nün annesi A.Ü. ise, sanığın cezalandırılmasını istedi.
Mahkeme heyeti, M.M.’yi cinsel istismar suçundan 3 yıl hapse mahkum etti. Küçük kızın kendisine hizmet etmesinden faydalanarak bu suçu birden fazla işlemesi nedeniyle cezası 5 yıl 7 ay 15 güne yükseltildi, duruşmadaki iyi halini göz önünde bulundurarak da 4 yıl 8 ay 7 gün hapse indirdi. Verilen ceza ertelenmeyip, paraya da çevrilmedi. M.M.’nin avukatları davaya itiraz edip, temyiz başvurusunda bulunacaklarını, ancak, Yargıtay’ın yerel mahkemenin verdiği bu cezayı onaylaması durumunda müvekkillerinin yaklaşık 2 yıl cezaevinde geçireceği cezasını yaşının 75’ten büyük olması nedeniyle evde çekmesi için İnfaz Savcılığı’na başvuracaklarını bildirdi.
‘İftiraya uğradım’
MAHKEME Cumhuriyet Savcısı’nın hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istediği M.M., önceki duruşmada iftiraya kurban gittiğini iddia ederek, kendisini şöyle savunmuştu:
“Bana iftira atan A.Ü., benim kiracımdır. Kendisi, eşlerim ölmeden gelip temizlik yaptığı için kira almıyordum. Ancak daha sonra eşlerimin ikisi de öldü. Ben de Ü.G.T. ile evlenmeye karar verdim. 12 Temmuz günü nişanlım Ü.G. evime gelen A.Ü.’ye, ‘Bundan sonra eve temizliğe gelmene gerek yok. Kira da vereceksin’ deyince A.Ü., bana doğru dönerek, ‘Ben sevdim başkaları aldı. Yapacağımı bilirim’ diyerek tepki gösterdi. Daha sonrada beni bu şekilde suçladılar. Ben kimsenin ırzına geçmiş değilim. Suçum yok.”
‘Bana evlenme teklif etti’
KÜÇÜK G.Ü. de polisteki ifadesinde, M.M.’nin kendisine nasıl cinsel tacizde bulunduğunu ayrıntılarıyla şöyle anlatmıştı:
“Ev sahibimiz olan M.M.’nin çalıştırdığı hac bürosunda okul çıkışı çalışmaktayım. Burada çay ve bulaşık gibi işlerine bakıyordum. Okullar tatile girdiği 2005’in Haziran’ında ev sahibi M.M. bana, ‘Sana, ablana telefon alırım. Seninle evlenirim’ diyerek yakınlık göstermeye çalıştı. Bu olaydan sonra sürekli beni okşamaya çalışıyordu. Bu olaydan kimseye bahsetmedim. Çünkü utanmış ve çok korkmuştum. Temmuz ayının ilk haftasında yine beni okşamak için yanıma yaklaştı. Beni kucağına alarak dudağımdan öptü. Yine kıyafetlerimin üzerinden göğüslerimi okşadı. Bu olay yaklaşık 10 dakika sürdükten sonra beni bıraktı. Hemen hemen her gün boş kaldığımızda beni kucağına almak suretiyle ve orada bulunan koltuğa yatırmak suretiyle vücudumu ve göğüslerimi okşuyordu. Bana da ‘bunlardan kimseye bahsetme yoksa sizi evden atarım. Sokakta kalırsınız. Benim başım yanmaz. Senin başın yanar. Sana kimse inanmaz. Ben yaşlı olduğum için bana inanırlar’ dedi. Daha sonra, hac bürosunda benim pantolonumu ve külotumu indirerek tacizde bulundu. M.M., anneme benim bisiklete bindiğimi bakire olmadığımı söylemesi üzerine annem beni alarak hastaneye götürdü.”
Adli Tıp Kurumu raporu
Cinsel istismara uğradığı iddiası ile Adli Tıp Kurumu’na sevk edilen G.Ü. hakkında verilen raporda, küçük kızın bakire olduğu ancak mevcut bulgularda ırza tasaddi ile uyumlu olduğu belirtildi. Raporun sonuç bölümü şöyle:
‘1-Şahsın bakire olduğu,
2-Mevcut bulguların tasaddi ile uyumlu olduğu, erkeklik cinsel organı ile veya el ile husulünün mümkün olduğu,
3-Vücudunda herhangi bir travmatik değişim saptanmadığı kanaatini bildirir rapordur.’