|
Kutlu Doğum Haftası etkinliği kapsamında "Milli ve Manevi Değerlerimiz" konulu bir konferans veren Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Özavşar, Kutlu Doğum için Diyarbakır'da vatandaşların yaptıkları hizmetleri duydukça duygulandığını ve ağlamaklı olduğunu söyledi. "Diyarbakır'da olmak peygamberimizin dizine yakın olmaktır." diyen Özavşar, Diyarbakır'ın İslam'a Anadolu kapılarını açan kent olduğunu vurgulayarak hep İslam kenti kaldığına dikkat çekti.
Ziya Gökalp Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen Kutlu Doğum Haftası etkinliğinde, vatandaşlara "Kur'an-ı Kerim'e göre Hazreti Peygamberin Örnek Hayatı" adlı kitap dağıtıldı. Bir dakikalık saygı duruşu, İstiklal Marşı ve ardından Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başlayan programda konuşan Diyarbakır Müftüsü Ali Melek, halkla birlikte 20 yıldır Kutlu Doğum Haftası'nın kutlandığını söyledi. Vatandaşların coşkuyu birlikte paylaştığını anlatan Melek, peygamberin herkesin peygamberi olduğunu, çünkü O'nun alemlere rahmet olarak gönderildiğini belirtti. Melek, "Sağlık kuruluşları ücretsiz muayene ve sünnet yaptılar. Sivil toplumumuz kardeşlik bağlarını artıracak adımları atmışlardır. Esnafımız buna katkı sağlamıştır. Lokantacısı, çaycısı, berbercisi hatta turşucusu ikram edip destek vermiştir." dedi.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda "Milli ve Manevi Değerlerimiz" konulu konferans veren Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Özavşar ise, Diyarbakır'ın İslam'a Anadolu kapılarını açan kent olduğunu ifade etti. Hz. Muhammed (S.A.V)'in dünyaya gelişi nedeniyle kutlanan bu haftada insanlara Peygamber sevgisini aşılama çabasında olduklarını anlatan Prof. Dr. Özavşar, milletleri millet yapan, vatanları vatan yapanın değerler olduğunu kaydetti. Diyarbakır'ın kendileri için bir değer olduğuna dikkat çeken Özavşar, "Dünyada bir başka Diyarbakır, bir başka Amid yok. Onun için Diyarbakır son derece önemli. Sahabeler kenti, evliyalar kenti. Burada yaşamak bir ayrıcalıktır. Siz bu ayrıcalığı yaşıyorsunuz. Yurt dışında Kutlu Doğum dolayısıyla birçok programa katıldım. Ama buradaki hissiyatim bir başka. Diyarbakır'da peygamberi anmak, sevenleri ile bir arada olmak ayrı bir haz veriyor, vecd veriyor. Çünkü burası muhteşem bir kent. Anadolu kapılarını İslam'a açan bir kent. Peygamberimizin vefatının üzerinden 6- 7 yıl geçmişken İslamla şeref bulan bir kent. O günden bu güne hep İslam kaldı. İslam şehirleri içerisinde beşinci mevkiiyi aldı. Beşinci harem burada. Diyarbakır'da olmak peygamberimizin dizine yakın olmaktır. Burada olmak medfun bulunan 40'lar ile sahabinin ruhuna karışmak demektir. Onun için bir vecd hissediyorum. Ayrı bir haz duyuyorum. Diyarbakır aynı zamanda ulemanın yurdudur." diye konuştu.
Müftü Melek tarafından Diyarbakır'da Kutlu Doğum için yapılan hizmetlerin anlatıldığını dile getiren Prof. Dr. Özavşar, hizmetleri duydukça duygulandığını ve ağlamaklı olduğunu kaydetti. "Herkesin can hıraş bir şekilde Kutlu Doğuma katılmak istediği, lokantacısının, eczacısının dolmuşcusunun 7'den 70'e herkesin Kutlu Doğum ile kutlulanmak istediği anlatılıyor" diyen Özavşar şöyle devam etti: "Ne güzel bir ortam. İşte birlik ve beraberlik, kardeşlik budur. O büyük peygamber dostluğa vefayı, insana saygıyı imanın bir parçası yapmıştır. Onun için cemiyet, ferd, beşeriyet O'na medyumdur. Saygıyı, nezaketi, şefkati, merhameti ondan öğrenmişlerdir. En güçlü olduğu anda en güçlü olmayı ondan öğrenmişlerdir. Aftır onun karakteri. Karakteri af olan bir peygamber, insanlara affetmeyi öğreten bir peygambere elbette cemiyette, fertte, beşeriyet de medyumdur. Müslüman kim; o kimse ki elinden ve dilinden herkes emniyettedir. Şu tarife bak; Müslümanı tarif ediyor. Hangi filizof, hangi siyasetçi, hangi toplum bilimci söyledi. Beş vakit namaz kılan, nafile oruçlarla şunu bunu yapan değil; Müslüman elinden ve dilinden insanların emniyette olduğu insandır. Elbetteki namazı, orucu, haccı İslamın beş esası diğer erkanı rükünlarını iyi bir mümin yerine getirecektir."
İslam ve peygamberinin insanların renkleriyle ırklarıyla bir üstünlükleri olmadığını vurguladığını söyleyen Özavşar, "Hepiniz Ademdensiniz, Adem de topraktan" sözünü aktardı. Hz. Muhammed dünyaya geldiğinde Sasani'de, Doğu Roma'da aristokratın, zenginin hakim olduğu, fakirlerin, kadınların adının olmadığı, tiranların hüküm sürdüğü bir dönem yaşandığına dikkat çeken Özavşar, şunları söyledi: "O, kul hakkını, kadın hakkını, yetim hakkını gözeten kişidir. Peygamberimiz kul hakkını, komşu hakkını, kadın hakkını, çocukların haklarını getirendir. Hele hayvan hakları konusu başlı başına bir konferans konusudur. Peygamberimiz yaşlılara büyük saygı göstermiş. Savaş zamanlarında bile kadın, çocuk ve yaşlılara dokunmayı yasaklamıştır."
Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu da, Kutlu Doğum Haftası'nda bu yıl farklı güzellikleri yaşadıklarını söyledi. Diyarbakır'ın peygamberine büyük bir tutkuyla aşık olduğunu dile getiren Mutlu, "Bu güzel şehrin çocukları Muhammedi denilen güllerin yetiştiği bahçelerde yetişmişlerdir. Bu şehrin sembolü Muhammedi güldür. Diyarbakırlılar yüce peygamberine böylesine büyük bir tutkuyla aşıktır." dedi.
CHA
|