Gazete Hayat
07 Ekim 2008 Salı
Bugün 63310 haber okundu.
   Ana Sayfa       Gündem       Ekonomi       Siyaset       Dünya       Yaşam       Kültür-Sanat       Magazin       Spor       Sağlık       Teknoloji   
 
 
Gündem
 
Deniz Gezmiş devrimci miydi?
Deniz Gezmiş devrimci miydi?
 
"Che Guvara'yı hala ermiş; Deniz Gezmiş'i devrimci zannedenler verdiği kavganın cunta hesabına olduğunu bilmeyenler" Eski ülkücüden sert bir yazı...
16 Mayıs 2008 Cuma 12:10

40. yılında 68 kuşağı konuşuluyor. Yaşları 60-65 civarında olan "eski tüfekler", "bizim gençliğimizde..." diye başlayan ve gerçeklerle hiçbir ilgisi olmayan masallar anlatıyor.
Tarih, kocamış bir neslin nostalji arayışlarına feda edilemez. Çünkü bu masalı dinlerken Hasan Cemal'in dün yazdığı gibi "Alık gibi hep aynı filmi seyretmek zorunda mıyız?" sorusunu sormak zorunda kalıyoruz. Masal, adı üzerinde sahte ve uydurma. Ama çocuklara anlatılanlar gibi masum değil. Bu masal, Türkiye'nin 70'li yıllarda cinnet halinde yaşadığı 5000 insanın hayatına mal olan şiddetin arkasında duruyor. Üstelik Türkiye'nin kirli darbe tarihi bu masalla aklanıyor ve yeni darbelerin önüne halı gibi seriliyor.

Hasan Cemal'in devamı geleceği anlaşılan dünkü yazısını herkes dikkatle okumalı. Çünkü söyledikleri, her şeyden önce bir şahitlik. 68'i tam göbeğinde dolu dolu yaşayan Hasan Cemal bu şahitlikle, önümüze masalları değil gerçekleri koyuyor. 68 kuşağını, onun yalın biçimde anlattığı gibi, darbecilerin piyonları olarak tanıdığımız zaman bugün için çok önemli bir sonuca ulaşıyoruz: Bugün aynı filmi yeni bir isimle vizyona sokmaya çalışan darbecileri nerede görsek tanıyacak hale geliyoruz.

NATO'ya girdikten sonra ordunun, Türkiye'nin güvenliğini sağlamak gibi bir sorumluluğu kalmadı. NATO şemsiyesi altında, Soğuk Savaş'ın irademizi aşan gergin ortamında cuntacılık modası başladı. 27 Mayıs, cuntaların gelişip serpildiği toprağı verimli hale getirdi. Ordu içinde, ordu imkânlarını kullanan sol tandanslı bir cunta, iktidara çok yaklaştı. Bu yakınlığı kurabilmek için, Özel Harbin psiko-ideolojik teknikleri kullanıldı. 68 Paris Mayıs'ının verdiği ilhamla, gençler sokağa sürüldü. Şiddet ortamı tırmandırıldı. Amaç darbe şartlarını oluşturmaktı. Şiddet olayları ile darbe arasındaki ilişkiyi kurmakta zorlananlara, bu dönemde banka soygunları ve adam kaçırmalarla tırmanan şiddetin, 12 Mart'a yaklaşılan günlere tesadüf ettiğini hatırlatalım. Kısaca birileri darbe hesabı yapıyor, gençler de bu hesaplara uygun olarak adam kaçırıp banka soyuyordu.

Hasan Cemal'in dünkü yazısında verdiği örnekleri, Zaman okuyucularının mutlaka okuması lâzım: "12 Mart öncesindeki cuntacılık faaliyetlerine katılmış, o tarihlerde bizim gruba yakın duran, emekli deniz subayı Erol Bilbilik, İrfan Solmazer'i şöyle anlatır: "...Bir ara İrfan Solmazer bana, 'Erol, sen denizcileri ihmal etmişsin' dedi. Kimi ihmal ettiğimi sorunca, Sarp Kuray'ı, Deniz Gezmiş'i ihmal etmişsin, hiç temas kurmamışsın. Ama ben onlara İstanbul'da, Ankara'da mısır patlatır gibi bomba patlattırıyorum' dedi. 'Başka ne yapıyorsunuz?' diye sorunca, İrfan Solmazer'in yanıtı şu oldu: 'Deniz Gezmiş'i, Sarp Kuray'ı filan oturtuyorum. Amerikan Büyükelçiliği'nin ön kapısının kurşunla taranmasına demokratik olarak karar veriyoruz. Emri ben veriyorum. (Deniz Gezmiş, ABD Büyükelçiliği'ni tara ve yok ol!) diyorum. Sarp Kuray'a, (Git şurayı bombala!) emrini veriyorum. Bu işlerden Orhan Kabibay'ın mutlaka bilgisi vardı. Dolayısıyla Deniz Gezmiş'i, Sarp Kuray'ı kullandılar. İrfan Solmazer 12 Mart'a 24 saat kala Almanya'ya uçuruldu. Devrimci gençler kullanıldı. "

Bu satırlar, aslında 68 Masalı'nın en yalın özeti. Che Guevara'yı hâlâ ermiş zannedenler, Deniz Gezmiş'lerin verdiği kavganın, cunta hesaplarının esaslı bir ayrıntısı olduğunu fark edemeyenler, bizi aynı filme mahkûm ediyorlar. Doğrusu bu masalı bir kenara atıp, Hasan Cemal'in kurduğu şu köprü üzerinden etrafa bakmak. Geçmişle bugün arasında Hasan Cemal'in kurduğu köprü sağlam bir köprü: "...darbe süreci kesilecek mi, yoksa AKP kapatılarak başarıya mı ulaşacak, bilemiyoruz. Kırk yıl önce Deniz Gezmiş'lerin devrimci heyecanını kullanarak,'Onlara mısır patlatır gibi bomba patlattırarak' darbeye ortam hazırlamak isteyenler, bir süredir yine sahnedeler... "

Mümtaz'er Türköne/Zaman

Geri
dön
Sayfa
başına git
Sayfayı
yazdır
Arkadaşına gönder Facebook'ta paylaş
 Yorumlar -  Yorum ekle

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 Kategorideki diğer haberler 
 
 Popüler Haberler
 Yorumlananlar
 Köşe Yazıları
Fehmi Koru Derinleri karıştırırken...
Fehmi Koru - Yeni Şafak
Fikret Bila Yolsuzlukla mücadele partilerüstü olmalı
Fikret Bila - Milliyet
Mustafa Karaalioğlu Söyleyecek sözleri yok mu?
Mustafa Karaalioğlu - Star
Erdal Şafak Aynalardaki Türkiye
Erdal Şafak - Sabah
Mehmet Tezkan Her bayram sabahı hesaplaşma vaktidir
Mehmet Tezkan - Vatan
 Gazete Hayat
Giriş sayfası yap  Giriş sayfası yap
Sık kullanılanlara ekle  Sık kullanılanlara ekle
Sitene haber ekle  Sitene haber ekle
Faydalı linkler  Faydalı linkler
 Hava Durumu
Hava Durumu ANKARA
19 / 9
Şehir seçiniz :
 Piyasalar
Alış Satış  
USD 1,2316 1,2375
EURO 1,7978 1,8065
GBP 2,2631 2,2749
 Arşiv
Ekim 2008
Pa Pt Sa Ça Pe Cu Ct

 

 

 

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

 Anket
Hükümet PKK ile etkin mücadele yürütüyor mu?
Evet
Hayır
   
RSS

Add to Google
Copyright © 2007
Gazetehayat.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber izinsiz ve kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Gazate Hayat sorumlu tutulamaz.
Görüş ve önerileriniz için bilgi@gazetehayat.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.
İHAAA
Gazete Hayat, AA ve İHA abonesidir.