|
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, iki kamu bankasının, Sabah-ATV'yi alan firmaya kredi vermeye zorlandığını, bu bankalar üzerinde siyasal baskı kurulduğunu savunarak, 'Başbakan, ihaleyi alan firma için para bulma işine soyunmuş görünüyor. Bu çaba, siyasi ikbal beklentisinden mi yoksa mahdum sevgisinden mi kaynaklanıyor bilemiyoruz' dedi.
Kılıçdaroğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında ATV-Sabah'ın ihale sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TMSF'nin bir ihale yaptığını, 7 şirketin şartname aldığını anımsatan Kılıçdaroğlu, daha önce ihaleye katılacaklarını söyleyenlerin, teker teker teklif vermekten vazgeçtiğini savundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı alıcılarla görüştüğünü, ihale sürecine müdahale ettiğini öne süren Kılıçdaroğlu, göstermelik, tek firmanın katıldığı bir ihale gerçekleştiğini belirtti.
Başbakan'ın sürece müdahil olmasının, rekabet ortamının oluşmasına engel olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, 'Şimdi Sayın Başbakan, ihaleyi alan firma için para bulma işine soyunmuş görünüyor. Bu çaba, siyasi ikbal beklentisinden mi yoksa mahdum sevgisinden mi kaynaklanıyor bilemiyoruz. Ama ortada bir sevgi olduğu kesin. AKP iktidarı bu tutumuyla kendisine yandaş medya yaratmayı düşünüyorsa, bunun demokrasimizi büyük tehlikeye sokacağını belirtmek isteriz' diye konuştu.
-'FAŞİZMİ ÇAĞRIŞTIRIYOR'-
Kemal Kılıçdaroğlu, devlet kadrolarını ele geçirme yanında, medyayı da ele geçirme girişiminin, faşizmi çağrıştırdığını belirterek, bunun, çok tehlikeli bir oyun olduğunu söyledi.
İki kamu bankasının, ihaleyi alan firmaya kredi vermeye zorlandığını, bu bankalar üzerinde siyasal baskı kurulduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
'Geçmişte kamu bankalarına siyasal baskı yapıp, yandaşlarına kredi sağlayanların dramını yolsuzlukları araştırma komisyonunda gördük. Bugün aynı filmi yeniden sahnelemek isteyen AKP iktidarı var.
Bu baskılar kamu bankalarının yönetiminde karşılık bulduysa, bunun takipçisi olacak ve hesabını soracağız. Kamu bankalarının verecekleri bu kredi, normal ticari faaliyet olma niteliğini kaybetmiştir. Çünkü kredi açılan grupla, iktidar bağlantısı, ticari olmanın yanında siyasal bir kimlik de kazanmıştır. Bu gruba verilen kredilerin koşullarının mutlaka kamuoyuna açıklanması gerekiyor.'
-'ÇALIK AÇIKLASIN'-
CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, TMSF'nin, AK Parti'nin yaptığı yasal düzenlemelerle, tümüyle denetimsiz bir yapıya kavuşturulduğunu ileri sürerek, hesap vermeyen bir yönetimin yaptığı işlemlerin, mutlaka sorgulanması gerektiğini kaydetti.
CHP'nin, kredi vermeye zorlanan kamu bankalarının, sadece yurt içi değil, yurt dışı işlemlerini de mercek altına aldığını bildiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
'Bugün hangi taşı kaldırsak, altından kendisine ihale verilen bu grup çıkıyor. O kadar ki bu ülkenin bazı bakanları, bu gruba ihalesiz iş verilsin diye başka ülkeler nezdinde kulis yapıyor. Bu bağlamda Sayın Başbakan'ın Katar gezisinin gündeminde bu grubun da yer alıp almadığını merak ediyoruz. Körfez ülkelerinden AKP'nin girişimiyle bu gruba kaynak sağlanıp sağlanmadığının da açıklanması gerekiyor.
Nisan ayının başında, Sayın Ahmet Çalık'ın TMSF Başkanına, 'Sorun yok. Finansman tamam, parayı hazırladım' dediği basında yer almıştır. Ama bugüne değin bu kaynağın nereden sağlandığı açıklanmamıştır. Buradan Sayın Ahmet Çalık'ı kamu bankalarının yurt içi veya yurt dışı şubelerinden bu iş için kaynak kullanıp kullanmadığını açıklamaya davet ediyoruz.'
Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine Ziraat Bankası dışında, bu iki kamu bankasının her birinin kredi miktarının yaklaşık 350 milyon dolar olduğunu bildirdi.
AA
|