17 Mayıs 2008 Cumartesi
Bugün 1973 haber okundu.
   Ana Sayfa       Gündem       Ekonomi       Siyaset       Dünya       Yaşam       Kültür-Sanat       Magazin       Spor       Sağlık       Teknoloji   
 
 
Gündem
 
Arınç: Kes Mümtaz savcı traşı olsun
Arınç: Kes Mümtaz savcı traşı olsun
 
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, MHP'li Mehmet Gül'ün cenazesinde söylediği sözlerinin farklı yorumlanması ile ilgili konuştu: "Bunu yapanları şiddetle kınıyorum."
19 Mart 2008 Çarşamba 16:57

Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti hakkında açtığı kapatma iddianamesinde siyaset yasağı istediği TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Meclis berberinden 'savcı traşı' istedi.

AK Parti Manisa Milletvekili Bülent Arınç, Cuma günü açılan kapatma davasından sonra hafta başında saç traşı olmak için Meclis'teki berbere gitti. TBMM Ana Bina'da bulunan berbere giden Arınç, her zaman traş olduğu berbere "Mümtaz (Meclis'in berberi) savcının istediği bir tıraş olsun" diye espri yaptı. Arınç'ın berbere yaptığı espriyi salonda bulunan eski milletvekilleri duydu.

'Ölüm hepimiz için'derken başsavcıyı kastetmedim

Eski TBMM Başkanı ve AKParti Manisa Milletvekili Bülent Arınç, partilerin kapatılması konusunda açılan davalara ilişkin olarak, "TBMM'nin bulacağı çözüm; Anayasa'da yapılacak değişiklikle, Cumhuriyet başsavcılarının gelişi güzel dava açmasını engelleyecek bir sistemin ve Anayasa Mahkemesinde bir siyasi parti kapatmanın giderek zorlaştırılmasıdır" dedi.

Arınç, eski MHP Milletvekili Mehmet Gül'ün cenaze töreninde gazetecilerin gündemle ilgili sorularına cevap vermemesine rağmen, sözlerinin yanlış yorumlandığını söyledi.

Gazetecilerin soruları üzerine, "Bu konuda konuşmak istemiyorum. Cenaze törenine geldik. Ölüm hepimiz için gerçek. Bunu herkes görmeli, Başsavcı da tüm siyasetçiler de görmeli. Ölüm bize şah damarlarımızdan daha yakın. Hepimiz faniyiz. Onun için kapatma davasını bir kenara bırakın. En büyük hatip, musalla taşındaki cenazedir, susar ama çok şeyler söyler" dediğini belirten Arınç, bazı televizyonlar ve gazetelerde bu
sözlerinin bir kısmının kesilerek, başka bir anlam çıkarmaya çalıştıklarını ifade etti.

Konuşmasının, bir cenaze başında söylenebilecek sözler olduğunu belirten Arınç, konuyla ilgili şunları söyledi: "Özellikle birkaç kanalda ve onlardan alıntı yapan gazetelerdeki haberler beni çok üzdü. Ahlaki olmayan bir şekilde, konuşmamın bütününü vermeleri yerine, 'Başsavcı da görmeli' dedikten sonra haberi kestiler, aynen şöyle bir anlam ortaya çıkarmaya çalıştılar; 'Bülent Arınç bunu söylemekle Başsavcıyı ölümle tehdit etti.' Bu, çok ahlaksız çirkin bir yakıştırmadır. Başsavcıya ölümü göstermek, ölümle tehdit etmek, ölümü hatırlatmak gibi özel bir gayem yoktur. En azından son açılan davayla ilgili olarak. Fevkalade üzüntülü bir şekilde ölümün her fani için geçerli olduğunu söylemiştim. Konuşmamın bir kısmını kesip, bundan başka bir anlam çıkarmaya çalıştılar. Bunu yapanları şiddetle kınıyorum.

Sözlerimin gerçek anlamı bu değildir. Başsavcıya karşı herhangi bir kasıt içerisinde bu sözü söylemedim. Bu tür haber yaparak, insanları yönlendiren, insanları endişe, korku hatta tepkiye dönüştürmeye amaçlayan haberleri, haber kanallarını şiddetle kınıyorum."

"ELEŞTİRİLER, KENDİ SINIRLARI İÇİNDE KALMALI"

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, açılan dava sebebiyle eleştirilebilir. Ancak bu eleştirilerin hiçbirinin hakarete varmaması gerekir" şeklindeki açıklamasını fevkalade olumlu ve doğru bulduğunu kaydeden Arınç, "Şüphesiz mahkeme kararları eleştirilebilir. Yargıtay Başsavcısının tutumu, davranışları, eylemleri de eleştirilebilir. Ancak bu eleştirilerin kendi sınırları içinde
kalması mutlaka gereklidir. Hiçbir zaman yargı kurumunu doğrudan hedef
alacak ya da bu kişilere yönelik bir eleştiri olacaksa aşağılayıcı, hakaret edici bir tavra bürünmemek gereklidir. Ben eleştirinin bir hak olduğuna inanıyorum, ancak bunun kendi sınırları içerisinde yapılması şartıyla..." diye konuştu.

"PARTİLERİN AÇIK TUTULMASI ESASTIR"

Arınç, TBMM'de bir Anayasa değişikliğinin konuşulduğunu, bu değişikliğin temel hedefinin ise siyasi partileri korumak olduğunu belirtti.

Eski TBMM Başkanı Arınç, "Bu Anayasa değişikliğinin temel hedefi,
siyasi partilerin varlıklarını korumaktır. Esasen bütün gelişmiş demokrasilerde siyasi partiler bizim Anayasamızda olduğu gibi demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Partilerin açık tutulması esastır. Eğer aldığı kararlarla, yaptığı yanlışlarla, kendi tüzüklerini siyasi partiler kanunun veya Anayasanın temel hükümlerini ihlal edici davranışlar olursa burada da uyarma esastır" şeklinde konuştu.

Bir siyasi partinin yüz binlerce teşkilat mensubu, binlerce belediye başkanı ve meclis üyesi, on binlerce il genel meclis üyesi olduğunu anımsatan Arınç, "Bu birkaç yüz bin insanın başına bir polis dikmek mümkün olmadığına ve herkesin her gün neler yaptığını tespit etmek zorunda olmadığına göre, onların suç sayılan eylemlerinden, partilerin merkezlerinin sorumlu tutulması esasen yanlıştır. Dolayısıyla yanlış yapan kişilere karşı, hukukun temel prensipleri, ceza hukukunda yazılı suçlamalar yapılabilir, yargılanabilirler, partileriyle ilişikleri de
kesilir. Ama onlara atfedilen eylemler sebebiyle bir partinin varlığını sona erdirmek, hiçbir demokraside kabul edilemez" dedi.

Arınç, FP Grup Başkanvekili görevini sürdürdüğü 2001 yılında, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununda değişiklik yapıldığını anımsatarak, "O zaman da amaçlanan kapatma yerine başka tedbirlerin de uygulanabilmesi ve odak olma halinin yeniden tarif edilmesiydi. Görülüyor ki Anayasada yapılan o değişiklikler bile yeterli olmamıştır" dedi.

"UYGUN FORMÜL BULUNABİLİR"

AK Parti hakkında kapatma davası açılmasının ve sonuçlanmasının, Türkiye'ye ne getirip ne götüreceğinin çok konuşulacağına dikkati çeken Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Anayasa Mahkemesi yüksek mahkemedir. Onun vereceği karara hepimiz şüphesiz saygı duyacağız. Ancak herkes şunu iyi bilmelidir ki Anayasa Mahkemesinin vereceği karar ne kadar hukuki sayılırsa sayılsın aynı zamanda siyasi sonuçlar meydana getirecektir. Bir partinin kapatılmasının ve onun meydana getireceği sonuçlarının siyasi hayatımıza olumsuz yansıması da söz konusudur. Ben bununla, şunu söylemek istiyorum; hukuk ne kadar işin gereğini yaparsa yapsın, mutlaka siyasetin merkezi olan, kalbi olan Meclisin de bu konuda bir çözüm bulması gerekecektir. TBMM'nin bulacağı çözüm, Anayasa'da yapılacak değişiklikle, Cumhuriyet başsavcılarının gelişigüzel dava açmasını engelleyecek bir sistemin ve Anayasa Mahkemesinde bir siyasi parti kapatmanın giderek zorlaştırılmasıdır. Buna uygun bir formül bulunabilir. Partiler yaşatılmalıdır.

Partiler tüzel kişilik olarak kapatılmamalı, ancak sorumsuzca davranan kişiler varsa bunlar hakkında dava açılabilmeli, hatta onların partileriyle olan ilişkileri de kesilebilmelidir. Partilerin kapatılması, Türkiye'yi bir partiler mezarlığına dönüştürebilir.

Kapatılmak istenen partiler bundan bir zarar görmez, ama Türkiye ekonomisiyle, dış itibariyle, Türkiye önüne koyduğu meseleleriyle, Türkiye otoritenin zayıflamasıyla fevkalade büyük maddi ve manevi kayıplara uğrar."

-"BOŞA KONUŞMUYORUZ, BİLDİKLERİMİZ VAR"-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Anayasa değişikliğinin gerekli olduğuna ilişkin sözlerini önemsediğini ve olumlu bulduğunu belirten Arınç, TBMM'nin en kısa zamanda bir anayasal değişikliği yaparak, siyasi partilerin yaşamasına imkan verecek bir düzenlemeyi gerçekleştirebilmesi için partilerin, Bahçeli'nin sözlerine olumlu yaklaşması gerektiği söyledi.

Eski TBMM Başkanı Arınç, "Kapatılmak istenen partiler halk tarafından
benimseniyorsa, kapatmanın onlara bir zarar vermeyeceğini söylemiştim.

AK Parti'nin oylarını yüzde 70'i bulacağını söylemiştim. Doğrudan mesaj
gönderilmek suretiyle bir televizyon kanalınca yapılan anketin sonuçları
sözlerimi teyit etmiştir. Boşa konuşmuyoruz, bildiklerimiz var. Türkiye'de halk içinde siyaset yapanlar bunun böyle olduğunu görürler. Ama önemli olan siyasi hayattaki istikrardır. Türkiye'nin bundan fayda göreceğini ümit ediyoruz" diye konuştu.

Vatan

Geri
dön
Sayfa
başına git
Sayfayı
yazdır
Arkadaşına gönder Facebook'ta paylaş
 Yorumlar -  Yorum ekle

Gönderen: ZEKİ

BÜLENT ARINÇ KONUŞUR KONUŞUR SONRA DANSÖZ GİBİ KIVIRIR BUNLARIN İŞİ O ZORA KALDIMI LAİKLİĞE ATATÜRK'Ü AĞIZLARINDAN DÜŞÜRMEZLER

20 Mart 2008 Perşembe


Gönderen: ALİ

KAPATMA DAVASINDAN ÖNCE ATATÜRK'Ü AĞZINA ALMAYAN TAYYİP DAVADAN SONRA HER GİTTİĞİ YERDE KOYU BİR ATATÜRKÇÜ OLDU BULAR TAKİECİ BUNLAR DÖNEK BUNLAR İNSANLARIN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKA BAKA YALAN SÖYLÜYORLAR İNSANLARDA İNANIYOR ÇÜNKÜ İNSANLAR CAHİL

20 Mart 2008 Perşembe

 Kategorideki diğer haberler 
 
 Popüler Haberler
 Yorumlananlar
 Köşe Yazıları
İlk imzayı ben atıyorum
Ertuğrul Özkök - Hürriyet
Hazine ve demokrasi
Mehmet Altan - Star
Darbe aynası
Umur Talu - Milliyet
Sadece partiler değil devlet ve yargı da şu anda yargılanıyor...
Mehmet Barlas - Posta
Yakında kapanmamış parti kalmayacak galiba
Ekrem Dumanlı - Zaman
 Gazete Hayat
 Giriş sayfası yap
 Sık kullanılanlara ekle
 Sitene haber ekle
 Faydalı linkler
 Hava Durumu
Ankara 16 / 24
Şehir seçiniz :
 Piyasalar
Alış Satış  
USD 1,2448 1,2508
EURO 1,9304 1,9397
GBP 2,4205 2,4332
 Arşiv
Mayıs 2008
Pa Pt Sa Ça Pe Cu Ct

 

 

 

 

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

 Anket
Sizce en başarılı anchorman hangisi?
Uğur Dündar
Fatih Altaylı
Mehmet Barlas
Ali Kırca
Mehmet Ali Birand
   


Add to Google
güzel sözler
Copyright © 2007
Gazetehayat.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber izinsiz ve kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Gazate Hayat sorumlu tutulamaz.
Görüş ve önerileriniz için bilgi@gazetehayat.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.Haber Siteleri

Gazete Hayat, AA ve İHA abonesidir.