Gazete Hayat
18 Mayıs 2012 Cuma
Bugün 24583 haber okundu.
   Ana Sayfa       Gündem       Ekonomi       Siyaset       Dünya       Yaşam       Kültür-Sanat       Magazin       Spor       Sağlık       Teknoloji   
Mp3 indir
 
 
Gündem
 
'Özel Kürt kolejleri açılsın'
 Özel Kürt kolejleri açılsın
 
Taraf Gazetesi'nden Neşe Düzel'e konuşan CHP eski Tunceli Milletvekili ve MYK üyesi Sinan Yerlikaya'dan ezber bozan sözler: Amerikan koleji gibi özel Kürt kolejleri açılsın...
02 Aralık 2007 Pazar 11:43

NEDEN?

Türkiye"nin yeni bir döneme girdiği anlaşılıyor. PKK"nın tasfiye edileceği, Kuzey Irak"la dostane ilişkiler kurulacağı, Anayasa”nın sivilleşeceği bir dönem olarak gözüküyor önümüzdeki süreç. Ana muhalefet partisi CHP, bu yeni döneme girilirken değişik sinyaller veriliyor. Deniz Baykal, bazen sert, bazen barışçı konuşmalar yapıyor. Partinin yöneticilerinden Sinan Yerlikaya ise bir “Kürt raporu” yayınlayacaklarını açıkladı geçenlerde. Bu rapor, CHP"nin Kürt meselesine ve güneydoğu"ya bakışını da ortaya koyacaktı. Merkez Yürütme Kurulu Üyesi eski Tunceli milletvekili Sinan Yerlikaya ile CHP"in bu sorunla ilgili çözümlerini, yaklaşımlarını, DTP"nin kapatılması konusundaki görüşlerini,dağdakilere af hakkındaki düşüncelerini, partinin bütün bu çözümlerde hemfikir olup olmadığını konuştuk.

 

Türkiye yeni bir döneme giriyor gibi gözüküyor.  PKK"nın tasfiyesinden sonra Kürt sorununa barışçı bir çözüm bulunacağının sinyalleri veriliyor. Bu yeni döneme hazır mı CHP?

 

Elbette hazır. PKK henüz çok zayıfken, 30 bin insan ölmemişken, 1989 yılında CHP oturdu, vatandaşlar kendilerini farklı etnik ve dini kökenleriyle rahat ifade edebilsinler diye "Doğu ve Güneydoğu Raporu" nu hazırladı. Sonra 1995, 1999"da biz bu çözüm önerilerimizi tekrar ele aldık. Döne döne aynı şeyleri daha süsleyerek rapor haline getirdik ve Türkiye kamuoyuna sunduk. Ben bir şeyi anlamıyorum.

 

Neyi anlamıyorsunuz?

 

Sanki bu sorunla hiç uğraşmamışız, çözüm önermemişiz, rapor hazırlamamışız gibi davranılıyor bize. Biz 1989"da Türkçe"den farklı dillerin kullanılması için kanun teklifi bile verdik. Kanun teklifi verenler kim biliyor musunuz? Deniz Baykal, Fuat Atalay, Adnan Keskin…

 

Kürtçenin nerede kullanılması için kanun teklifi verdiniz? Sokakta mı, eğitimde mi?

 

Ana dilde özel eğitim hakkı da var tabii içinde.

 

Deniz Baykal, vatandaşların kendi açtıkları özel okullarda kendi anadillerinde eğitim hakkını mı savunuyor?

 

Savunuyor tabii. Yalnız Kürtçe de demiyor. Çerkezce, Ermenice, Rumca… Türkiye"nin resmi dili Türkçe olacak.

 

Ben özel Kürtçe dil kurslarının açılması hakkını sormuyorum. Kürtlerin kendi özel okullarını açarak Kürtçe eğitim vermelerini kabul ediyor musunuz?

 

Evet, evet bunda bir sıkıntı yok. Tabi tabii. Kürtçe eğitim.. Özel enstitüler…

 

Nasıl Amerikan, Alman okulları, kolejleri var. Kürtlerin de böyle özel okulları olabilir mi? Oralarda Kürtçe eğitim yapılabilir mi?

 

Tabii tabii… Resmi kurumların dışında özel okullar marifetiyle öğrenebilirler.

 

Yeni raporunuzda bu hak yer alacak mı?

 

Gayet tabii… Efendim bunlar Türkiye"nin açılımıdır. Bunlar Türkiye için bir zenginliktir. Bu ülkede Türkçeden farklı diller de var. Dil iletişim aracıdır. Bundan korkmamak lazım. Dilden korktuğunuz zaman bir şey yapamazsınız.

 

CHP bu yeni dönemi nasıl değerlendiriyor? Ya da yeni bir döneme girdiğimiz görüşünü paylaşıyor mu?

Paylaşıyor tabii. Zaten Türkiye"yi ve yetkilileri bu yeni döneme de CHP getirdi. Deniz Bey"in son Kuzey Irak açılımından önce Barzani şimdiki gibi mi konuşuyordu? Atıp tutuyordu, meydan okuyordu. Amerika açıkça PKK"yı destekliyordu. Başbakan Erdoğan, hükümet şaşkındı. Şimdiki önerilerini yapmıyordu. Deniz Bey, "Kuzey Irak"a biz sizinle dost olmak, komşuluk ilişkilerini geliştirmek istiyoruz. Sizin oradaki oluşumunuz bizi ilgilendirmez. Gelin gümrük kapılarının sayısını da artıralım. Gençlerinizi bizim üniversitelerimizde eğitelim" önerilerini yaptıktan sonra bir rahatlama oldu. Şimdi bizim söylediklerimizin aynısını hükümet ve cumhurbaşkanı söylüyor.

 

Peki geçen gün Deniz Baykal, "Silahları bırakmak PKK söylemidir" diyordu. Baykal, sorunun silahla mı çözülmesini istiyor?

           

Deniz Bey silahların pazarlıksız bırakılmasını istiyor. Ama karşı taraf "tamam bırakırız ama şartlarım var" diyor ve affı gündeme getiriyor. Efendim, silahlar şartsız bırakılacak. Bıraksınlar silahı, gelsinler teslim olsunlar ve hesabını versinler. Önce terör bitecek. Ondan sonra koşullara göre düzenleme yapılır, yapılmaz, zaman gösterir. Eğer af, maf diyorsanız, şu anda bizim gündemimizde af, eve dönüş gibi şeyler yok. Dağdakiler, PKK bizim muhatabımız değil. Biz, Kürt vatandaşlarımızın hak ve taleplerini dağdakilerden ayrı tutuyoruz. Türkiye"nin demokratikleşmesi, çağdaşlaşması lazım. Zaten raporlarımız da bunun yollarını gösteriyor.

 

Siz dağa çıkıp da suça bulaşmamış olanlarla ilgili hiçbir düzenleme düşünmüyor musunuz? "Eve dönüş" gibi düzenlemeleri PKK"yla pazarlık olarak mı değerlendiriyorsunuz?

 

Tabii. Şu anda "Silahları bırakın şunu yapalım" demek, bir pazarlıktır. Silah eldeyken yapılacak hiçbir şey yok. O zaman teröre yenilmiş sayılırsın. Demokratik haklar silahla aranmaz.

 

Siz, CHP"nin 1999"daki Kürt raporunu revize edeceğini söylediniz. Bu açıklama, Deniz Baykal"ın açıklamalarıyla pek uyumlu gözükmüyor. Siz, Kürt raporu açıklamasını partinizin bilgisi dahilinde mi yaptınız?

Gayet tabii. Baykal K. Irak açılımını bu raporlardan esinlenerek yaptı.

 

CHP"nin yeni raporunda neler olacak?

 

Bunun için henüz bir komisyon kurulmadı. Buna yeni rapor da demeyelim, Biz 1999 Raporu"ndaki görüşlerimizi göz önüne alarak güncelleştireceğiz. Yoksa raporlar hep aynı şeyler. Bakınız 1989, 1995, 1999 hep aynı şey.  Güzel şeyler fakat aynı şeyler. Yani yazılacak olan da gene aynı şey olacak. Çünkü sorun çözülmedi. Sorun gene aynı. Bizim 1999"dakinden farklı olarak bölge için bazı yeni ekonomik önerilerimiz olacak.

 

Ne gibi?

 

Feodal yapının bitirilmesi için eğitime çok önem verilecek, yatılı kız okulları açılacak. Yoksulluğu gidermek için tarım ve hayvancılığa çok önem verilecek. Bakın bölgede sorun sadece kimlik sorunu değil. Yörenin ayrıca kendine mahsus bir geri kalmışlığı var. Mesela Batı"da çok zengin Kürtler var. Marmaris"in en güzel otellerini Kürtler çalıştırıyor. Bana gösterin hadi, onların tek bir çocuğu dağda mı? Biri zengin Kürdün yeğeni, akrabası dağda mı?

 

Yok mu?

 

Hayır. Dağa çıkanların çoğu fakir fukara çocukları. Bu sorunun bir parçası da ekonomiktir. Kimlik sorununa gelince... Türkçe dışındaki dillerin kullanımıyla ilgili rahatlamalar olacak. Özellikle alt kimliklerin kendilerini ifade edebilmeleri konusunda bütün yasakların kalkması gerekiyor. Mesela şu anda Kürtçe öğretilmiyor. Özel okul açamıyorsun. Bu öneriler komisyona gelecek. Herkes görüşünü söyleyecek. Ben şahsen Kürtçe eğitim yapılmasında bir sakınca görmüyorum. Sadece Kütçe de değil. Diğer bütün dillerde de eğitim… Çağdaş devletlerde herkesin okulları var. Bizde de  Avusturya Lisesi, Fransız, Alman, Amerikan liseleri hala var. Herkes kendi okulunu kurabilsin. Ayrıca Türkçe dışındaki diller için yapılan radyo ve televizyon yayını da göstermelik. Bu haklar sahici olsun. Bu, bölücülük değildir. Bunları korkarak söylerseniz çözüm bulamıyorsunuz.

 

Sizin bu görüşlerinizle ilgili olarak Deniz Baykal ne düşünüyor? Sizin önerdiklerinizi o da savunuyor mu?

 

Bizim onunla bu konuda farklı bir görüşümüz fazla yok. Belki nüanslar olabilir. Deniz Bey, Türkiye"nin ancak Kürt sorunun çözülmesiyle nefes alacağını söylüyor. Ama önce terörün bitmesi üzerinde duruyor.  "Terör bitmedikçe hiçbir şey yapılmaz" diyor.

 

Bir ülkede terörü bitirmenin yolu demokratikleşme, hak ve özgürlükleri genişletme değil midir?

Elbette. Terörle mücadele etmek ve ondan sonra bu işlere girişmek yanlış tabii. İkisinin beraber yürütülmesi lazım. Şüphesiz terörle mücadele edilecek. Terör ne zaman biter bilemezsiniz. Terörü bitirecek olan halktır. Eğer devlet olarak ekonomiyi geliştirerek, hak ve özgürlükleri üniter sisteme zarar vermeden genişleterek halka güven duygusunu verirseniz halk terörü barındırmaz. Biz bölge bir sürgün bölgesi olmaktan çıksın, eşitsizlik, işsizlik, yoksulluk giderilsin, göstermelik hak kullanımları sahici hale gelsin istiyoruz. Kürt vatandaşı ben Kürdüm diyebilmeli ve kimse onu hakir görmemeli. Üniter sisteme ve yurttaşlık bilincimize zarar gelmeden, oradaki vatandaşlarımız baskı görmeden rahatça kendi dilini öğrenmeli, öğretmeli, kültürünü geliştirmeli, üniversitesini kurmalı.

 

Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, Washington"da PKK"yı tasfiye kararının alındığını söylemişti. Nitekim Amerika"yla ve Barzani"yle ilişkilerde farklı bir sürece girildi. Türkiye şu anda yeni bir döneme girmenin hazırlıklarını yapıyor. Türkiye"nin Barzani"nin hukuki statüsünü kabul etmesi fikrini destekliyor mu CHP?

 

Biz K. Irak"ta oluşacak yapılanmayla meşgul değiliz. O, onların iç işi. Şu veya bu olsun diye bir şey dayatmıyoruz oraya. Bizim içimizde teröre yol açmadıkça, topraklarımızda gözü olmadıkça, sınırlarımıza saygı gösterdikçe biz onlardan ne isteyebiliriz ki? Oradaki yapılanmaya oradaki halk karar verecek. Bizim yapacağımız oradaki yeni yapılanmayla dost geçinmektir.

 

Kuzey Irak"ta bağımsız bir Kürt devleti kurulmasını benimser misiniz?

 

Oradaki vatandaş eğer istiyorsa, biz niye buna karşı duralım.

Bizim topraklarımızda gözü olursa, biz o devlete karşı çıkarız. Biz tabii ki Irak"ın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinden yanayız ama oradaki insanlar bağımsız devlet yapılanmasına gidiyorsa, bizim müdahale etme hakkımız olamaz.

 

Peki Deniz Baykal, Ertuğrul Özkök"ün "Kuzey Irak"ı bombalayalım" önerisini desteklemişti. Bu görüşte değil mi artık? Barzani"nin bombalanmasını istemiyor mu?

 

Biz Barzani"nin bombalanmasını istemiyoruz. Biz onunla barış istiyoruz. Özkök Barzani"yi hedef göstermişti. Gayet tabii hedef Barzani. Ama hedefler çeşitli olabilir. Kimine göre o hedef bombalansın olur. Kimine göre de o hedefle iyi ilişkiler kurulsun ve bu iş çözülsün olur. O savaş dedi, biz dost geçinelim dedik. Zaten bombalayalım diyen adam nasıl olur iki gün sonra kalkar da gel kardeşim seninle iyi geçinelim, sınır kapılarının sayısını artıralım diyebilir.

 

Siz seçim öncesinde de Kuzey Irak"a operasyon yapılmasını istiyordunuz. AKP ise karşı çıkıyordu. Eğer AKP Kuzey Irak"a operasyon yapılması fikrinizi destekleseydi, bölgeden aynı Kürt oylarını alır mıydı?

 

Almazdı. Mümkün değil almazdı. Biz, Kuzey Irak meselesini  anlatamadık. Biz sınırlarımızın korunması ve terör yuvalarının yok edilmesi amacıyla davrandık. Yoksa ne devletin, ne de hiçbir partinin gidip Kuzey Irak"ı işgal etme ve orada kalma diye bir politikası yok. Ama biz orayı işgal etmek istiyormuşuz gibi bir hava estirildi ve Güneydoğu"daki vatandaşlarımız da öyle düşündüler. Yoksa mesela şimdi Kuzey Irak"a gidip dağları taşları vurmanın bir anlamı yok artık. Her şey zamanında yapılır. O zaman operasyon yapılsaydı çok güzel sonuçlar alınacaktı.

 

Eğer artık sadece dağ taş bombalanacaksa, niye Deniz Baykal hala operasyonu savunuyor?

 

Devletin ciddiyeti kalmadı ortada. O zaman siz bu tezkereyi niye çıkardınız? Devletin ciddiyeti için…

 

Devletin ciddiyeti için bir yer boş yere bombalanır mı?

 

Sırf iş olsun diye operasyon yapılmaz tabii. Devlet ciddiyetini zamanında göstermeli. Benim şahsi görüşüm, şu anda orayı bombalamanın hiçbir yararı yok.

 

Peki CHP, DTP"nin kapatılması için yapılan girişimleri nasıl karşılıyor?

 

Günümüzde bunu alkışlamak mümkün değil. Kimse böyle bir şeyi istemez, biz de istemiyoruz.

 

DTP"nin siyaset dışına atılmasının nasıl sonuçlar doğuracağını bekliyorsunuz?

Bu devlete yaramaz. Bize bir hayır getirmez. DTP iki, üç milyon oy almış. O insanların çoğu teröre bulaşmamış. Kendilerine karşı yapılmış bir hareket olarak düşünürler bunu. Eğer halkın siyasi tercihine, kimliğine saygı göstermiyorsanız, yasa dışı dediğiniz taraf bundan nemalanır. Maalesef bu işten PKK nemalanır. Bakın geçen sene Tunceli"de bir olay oldu. Tunceli merkezde  iki polis mayına basıp şehit oldu geçen yıl Temmuz ayında. Ben de milletvekiliyim ve tesadüfen Tunceli"deyim. Beni Vali aradı, "cenazemiz var" dedi. Polislerin Garnizon"daki cenaze törenine gittik. Protokolde yerimizi aldık. Tunceli Belediye Başkanı Songül Hanım da geldi. Aramızda iki metre var. Bir ara bir yüzbaşının Songül Hanım"ı kolundan çektiğini gördüm. Protokolden çıkması için bir yüzbaşı belediye başkanının kolundan tutmuş onu çekiyor. Kadın da diyor ki: "Niye çıkayım? Ben belediye başkanıyım."

 

Niye? DTP"li diye mi?

 

Herhalde öyle. Garnizondaki şehit uğurlama töreninden belediye başkanını dışarıya çıkarmak istediler. Ben yüzbaşıya "Kardeşim ne yapıyorsun? Halkın seçitği kişi o. Cenazeye gelmiş" dedim. "Efendim emir aldım" dedi. "Çıkarın bunu dışarıya. O uğurlamasın" diye Paşa emretmiş. Paşa"ya gittim. "Sayın Paşam" dedim. "Siz PKK"nın ekmeğine yağ mı sürüyorsunuz?" dedim. "Onu buradan çıkardığınızda sanıyor musunuz ki, biz burada kalacağız. Biz de çıkacağız. O halkın oyuyla seçilmiş Tunceli belediye başkanı." Düşünebiliyor musunuz? Kanun var, nizam var. Bir yanlışlık yaptıysa mahkemeye verirsin.  Ama siz kolundan tutup, belediye başkanına çık git diyorsunuz. Bunu yarın halka nasıl izah edersiniz? DTP"ye oy vermeyenler bile "bir faciayı önlemişsin" diye gelip beni sonra tebrik ettiler.

 

DTP nin kapatılması da PKK"nın ekmeğine yağ mı sürer?

 

Bana göre öyle. İlk kez bir basın mensubuna anlatıyorum bu olayı.Bana bu olay yüzünden bazı askeri çevrelerce oy verilmedi. Bana güvenilmez kişi gözüyle baktılar. Ben orada demokrasiyi, insan haklarını, aslında Türkiye"nin bütünlüğünü korumaya çalıştım. Bu olay basına sızsaydı, günlerce yazılırdı. Bu olay AB ilerleme raporlarına girerdi. Songül Abdil Erol Türkiye"deki tek kadın il belediye başkanı. Ondan başka bir ile belediye başkanı olan bir kadın yok bu ülkede.

 

CHP, Kürt sorununda çok karışık sinyaller veriyor.  Partinizin içinde Kürt sorunu konusunda bir fikir birliği var mı yoksa farklı görüşler tartışılıyor mu?

 

Hazırladığımız raporlar çerçevesinde bütün partili arkadaşlarımız aynı görüşü taşıyor. Orada bir terör sorunu var, bir de adına ister Güneydoğu sorunu, ister Kürt sorunu deyin, bir de insanların sorunu var. Devlet oradaki insanlara sahip çıkmalı. Biz PKK"yı Kürt sorunun tarafı olarak görmüyoruz. Vatandaşı taraf olarak görüyoruz. Bizim hedefimiz dağa çıkmayı önlemek. Güncelleştireceğimiz raporda dağdakileri dağdan indirme konusunda bir önerimiz yok.

 

Yeni hazırlayacağınız rapor ve buna bağlı olarak yeni bir politik çizgi sizi bölgeyle barıştırabilecek mi?

Genel başkanımızın son Kuzey Irak açılımı bölgeyi çok rahatlattı. Deniz Bey bu açılımı yaptığında ben Tunceli"deydim. "Keşke bunu seçimlerden önce yapsaydı. Sen ve senin gibi bir sürü CHP"li aday şimdi milletvekiliydiniz" dediler.

 

CHP"nin politika değiştirmesinde, devletin politika değiştirmesinin işaretleri var mı?

 

Devlet politika değiştiriyor. Kürt  sorununu çözme konusunda devlet yumuşuyor, açılım yapıyor, daha esnek davranıyor. Ama biz bunları devlet açılım yapıyor diye söylemiyoruz. Biz bunları 1989"da da söyledik. 

Geri
dön
Sayfa
başına git
Sayfayı
yazdır
Arkadaşına gönder Facebook'ta paylaş
 Yorumlar -  Yorum ekle

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 Kategorideki diğer haberler 
 
 Popüler Haberler
 Yorumlananlar
 Köşe Yazıları
Okay Gönensin Pabuçlar dama, terlikler eve
Okay Gönensin - Vatan
Fehmi Koru Devlet olmanın raconu
Fehmi Koru - Yeni Şafak
Şamil Tayyar Silivri’ye Danıştay bombası
Şamil Tayyar - Star
Taha Akyol AKP’ye alternatif
Taha Akyol - Milliyet
Erdal Şafak Sarı Gelin'i ağlatmayın
Erdal Şafak - Sabah
 Gazete Hayat
Giriş sayfası yap  Giriş sayfası yap
Sık kullanılanlara ekle  Sık kullanılanlara ekle
Sitene haber ekle  Sitene haber ekle
Faydalı linkler  Faydalı linkler
 Hava Durumu
Hava Durumu ANKARA
36 / 18
Şehir seçiniz :
 Piyasalar
Alış Satış  
USD 1,5743 1,5819
EURO 2,2439 2,2547
GBP 2,5484 2,5617
 Arşiv
Mayıs 2012
Pa Pt Sa Ça Pe Cu Ct

 

 

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

 Anket
Sizce en başarılı anchorman hangisi?
Uğur Dündar
Fatih Altaylı
Mehmet Barlas
Ali Kırca
Mehmet Ali Birand
   
RSS

Add to Google
Copyright © 2007
Gazetehayat.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber izinsiz ve kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Gazate Hayat sorumlu tutulamaz.
Görüş ve önerileriniz için bilgi@gazetehayat.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.
İHAAA
Gazete Hayat, AA ve İHA abonesidir.
ISO 9001