| |
 |
| Gündem |
 |
|
| |
 |
|
'Erdoğan için ölürüm' sözüne çıldırmış!
|
 |
|
|
|
 |
| M.Ali Bora'nın da babası olan ünlü tiyatrocu Mustafa Alabora 'Erdoğan için ölürüm' diyerek sevgisini belirtmişti.. Ancak bu söz Vatan yazarını fena kızdırdı.. |
 |
|
08 Haziran 2009 Pazartesi 00:00 |
 |
|
 |
|
Vatan yazarı Mustafa Mutlu, tiyatrocu Mustafa Alabora için böyle dedi..."Sen benim için öldün"...
Başbakan Erdoğan da senin düşüncelerini savunman için hayatını verir mi Mustafa Abi?
Tiyatrocu Mustafa Alabora, çocukluğumun kahramanlarından biriydi...
12 Eylül darbesinden sonra, sırf “solcu” oldukları için arkadaşları Savaş Dinçel ve Müjdat Gezen’le birlikte Şehir Tiyatroları’ndan uzaklaştırılmalarını dün gibi hatırlarım.
Hayatı televizyon dizilerinden para kazanmaya başlayıncaya kadar, dönemin bütün tiyatrocuları gibi yoksunluk içinde geçti. Boğaz kıyısındaki balıkçı barınağında akıp gitti yılları!
Kısacası dik duruşuyla, “beni ben yapanlardan biri”ydi Mustafa Abi...
Bir kez bile yüz yüze gelmedik, sohbet etmedik ama “abi” diyebilecek kadar kendimi yakın hissettiğim, saygı duyduğum ender insanlardandı o...
Düne kadar!
***
İktidar destekçisi Star Gazetesi’ne dün her zamanki gibi göz gezdiriyordum.
Onuncu sayfaya geldiğimde, çakılıp kaldım!
Kocaman bir fotoğrafı duruyordu sayfanın tepesinde Mustafa Alabora’nın... Ve başlık aynen şöyleydi:
“Erdoğan için hayatımı veririm!”
Bir çırpıda okudum haberi:
***
“Ünlü oyuncu Mustafa Alabora, aydınların ikiyüzlü olmasından yakındı. Başbakan Erdoğan için ‘Adam doğru şeyler yapıyor kardeşim. Bunu görmezlikten gelemezsiniz’ dedi.
Ergenekon terör örgütü iddiasıyla başlatılan soruşturmaya da tam destek veren Alabora, şunları söyledi:
‘Artık darbe yapmak ya da istemek kimsenin yanına kâr kalmayacak. Umarım aklanırlar, o başka. Ama en azından ‘Bir daha darbe yapmaya kalkışırsam hapse atarlar’ diyecekler.’
AK Parti’nin kadınları çarşafa sokacağına ve benzeri şeyleri yaşatacağına kesinlikle inanmadığını söyleyen Alabora, ‘Altı buçuk sene oldu kardeşim. Ne oldu? Adamlar hayal edemediğimiz demokratikleşme yasalarını çıkardı’ diye konuştu.
Dostlarından Erdoğan’ın okuduğu şiirler yüzünden ayrı düştüğünü, Erdoğan’ı okuduğu şiire katılmasa da savunacağını ifade eden ünlü oyuncu, ‘Russel’in dediği gibi ‘senin fikrini savunmak için hayatımı veririm.’ Ben de o sırada Erdoğan için hayatımı verirdim’ dedi.”
***
Ah be Mustafa Abi... Meğer ne kadar safmışsın da haberimiz yokmuş!
Neresini düzelteyim şimdi ben bu “demeç”in?
İstersen şu “aydın ikiyüzlülüğü”nden başlayalım:
Madem Erdoğan’ın istediği şiiri okuyabilmesi için hayatını bile verirdin o zaman neden bunu açıklamak için 8 yıl bekledin? Bugün birden bire, “özgürlük kahramanlığı”na soyunmanın nedeni İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sanat Yönetmeni’nin geçen hafta görevden alınması olabilir mi? O koltuk, “8 yıldır ertelediğin itiraf”ı, bugün yapmana yol açmış olmasın sakın!
Ve bir sor bakalım:
Erdoğan ve arkadaşları, hayatlarını vermeyi bırak, senin fikirlerini savunabilmen için parmaklarını kımıldatırlar mı?
“Kımıldatırlar” diyorsan yine sor:
Senin onca haksızlığa uğradığın yıllarda neden tek kelime bile etmediler?
***
Darbe meselesine gelince:
Senin, Müjdat Abi’nin ve rahmetli Savaş Abi’nin darbecilerle nasıl mücadele ettiğinizi biliyorum elbette...
Bu yüzden bu konuda duyarlı olduğunu da...
İyi de bu kadar “eşitlikçi ve demokrat” olan sen, nasıl oluyor da bu soruşturmanın, bir tür “muhalefeti sindirme operasyonu”na dönüştüğünü, içeriye tıkılan çürük elmaların arasına bolca masum aydının serpiştirildiğini görmezden geliyorsun?
Nasıl oluyor da daha haklarında hüküm verilmemiş bu insanları “darbeci” ilan ediyorsun?
Rahmetli Türkan Saylan’ın evine yapılan baskın, insanların neyle suçlandıklarını bile bilmeden yıllarca tutuklu kalmaları, yüz binden fazla vatandaşın telefonlarının dinlenmesi bile, bu “sivil darbe”nin kokusunu almanı sağlamıyorsa sen ne biçim “darbe karşıtı”sın?
***
“Altı buçuk sene oldu kardeşim, adamlar hayal edemediğimiz demokratikleşme yasalarını çıkardı” sözün için ise yorumum çok kısa:
Yuh!
Meğer senin “hayal gücün” ne kadar darmış!
Binlerce muhalifin tazminat ve ceza davalarıyla susturulmaya çalışıldığı, Başbakan’ın, beğenmediği sözleri söyleyen herkese hakaret ettiği, azarladığı...
“Beğenmiyorsan çek git o zaman” dediği...
Yargı bağımsızlığının, bağımlılığa dönüştürüldüğü, tüm anayasal kurumların sindirildiği...
Halkın korkudan ağzını bile açamaz hale geldiği bir ortam senin için “demokratik”se bunca yıldır sana derin bir saygı duyduğum için, bana da yuh!
***
Seni gerçekten sevmiştim Mustafa Abi!
Hani Erdoğan için, “Hayatımı bile veririm” diyorsun ya...
Verdin zaten!
Çünkü sen benim için dün saat 13.30’da öldün!
|
|
|
| Yorumlar -
Yorum ekle |
Bu haber henüz yorumlanmamış...
|
|
 |
| Kategorideki diğer haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
| Hava
Durumu |
|
|
ANKARA
36 / 18 C°
|
|
|
 |
| Piyasalar |
|
Alış |
Satış |
|
| USD |
1,5743 |
1,5819 |
 |
|
EURO |
2,2439 |
2,2547 |
 |
| GBP |
2,5484 |
2,5617 |
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
|